| |
DANIŞMAK VE PAYLAŞMAK
İnsanı insan yapan özelliklerin başında bence,
düşünmek, konuşmak ve paylaşmak gelmektedir. İnsan düşünür konuşur ve
paylaşır.
Çağdaş insan, araştıran, soran, sorgulayan,
tartışan, düşüncelerini paylaşan insandır. Danışmanın yararlarını
anlatırken, anlatmaktan bıkmadığım bir öyküyü paylaşmak istiyorum:
Sonunun gelmekte olduğunu anlayan, ölüm döşeğindeki yaşlı adam, üç oğlunu
çağırır yanına “Evlatlarım, ben artık aranızdan ayrılıyorum. Bildiğiniz
gibi 17 adet devemiz var. Bunları aranızda önereceğim şekilde pay
edeceksiniz. Develerin yarısı büyük oğlumun olacak. Üçte birini ortanca
oğlum alacak. Dokuzda biri de küçük oğlumun olsun. Develeri söylediğim gibi
kavga etmeden paylaşın.” der. Çocuklar “Tamam baba” derler.
Yaşlı adam ölür. Çocuklar, 17 deveyi paylaşmak için bir araya gelirler. 17
rakamı 2’ye bölünmez. 3’e de bölünmez. 9’a da. İşin içinden çıkamazlar. “Bir
bilene soralım.” derler. Görmüş geçirmiş, yaşlı bir bilgiye giderler
doğruca. Dertlerini anlatırlar. Yaşlı adam “Haklısınız” der. “17 deveyi
babanızın istediği gibi pay edemezsiniz. Ben size yardımcı olayım. Benim bir
devem var. Onu da size vereyim. 18 deveyi rahmetli babanızın vasiyetine
uygun olarak paylaşın.”der.
Üç kardeş, babalarının vasiyetine göre
develeri paylaşmaya başlarlar. 18 devenin yarısı olan 9 deveyi büyük kardeş
alır. 18 devenin üçte biri olan 6 deveyi ortanca kardeş alır. Küçük kardeşe
de 18 devenin dokuzda biri olan 2 deve düşer. Develeri toplarlar. Büyük
kardeşe 9 deve. Ortanca kardeşe 6 deve, eder 15 deve. 2 deve de küçük
kardeşe, eder 17 deve. Bir deve fazladır. Yeniden yaşlı bilgeye giderler.
“Develeri babamızın istediği gibi pay ettik. Ancak, bir deve fazla geldi.”
derler. Yaşlı bilge “ Fazla gelen o bir deveyi benden almıştınız geri verin
olsun bitsin.” der. Bilgeden aldıkları deveyi bilgeye geri verirler.
Sorunları çözülmüş biçimde ayrılırlar bilgenin yanından.
Bilgeye danışan üç kardeşin sorunları çözülmüştür. Babalarının vasiyeti
yerine getirilmiştir. Çocuklara akıl veren bilgenin hiçbir kaybı olmamıştır.
Başkalarına yardım etmenin mutluluğunu yaşamaktadır.
Danışmak, danışana da, danışılana da
mutluluk verir. Danışmak insanı yüceltir. Hem danışanı, hem danışılanı
sevindirir. “Ben bilirimci” insanlar, danışmadan iş yapanlar, salt
kendilerine değil çevrelerine de zarar verirler. Danışanlarla, düşüncelerini
paylaşmayan kendisine saklayan insanlar da düşünceleri ile ölüp giderler.
Fikirlerde sevgi gibi, paylaşıldıkça büyür. Sevgiyi ve düşünceyi paylaşarak
büyütmeyi öğrendiğimiz oranda mutlu oluruz.
Kendimizi şöyle bir yokladığımızda, danışacak çok şey olduğunu görürüz. Bize
danışacak olanlarla paylaşacak düşüncelerimizin de bulunduğunu anlarız.
Paylaşacak düşüncemiz varsa ve bunları paylaşıyorsak, bilgeliğe giden yolun
yolcusuyuz demektir. Bilgeliğe giden yolun yolcularının da öncelikle bilmesi
gereken şey, bilmediğini danışmaktır.
Düşünün, danışın, konuşun, paylaşın. Paylaşmak gerçekten insana yakışıyor.
Sevgi ve bilgi paylaştıkça büyüyor. Biliyor musunuz, ben şimdi güzel bir
öyküyü sizinle paylaşmanın keyfini yaşıyorum.
Mustafa Pala
Önceki Yazılara Dön...
Ana sayfaya dön...
|
|