|
PAYLAŞIM
Sayfamızın okuyucu sayısının giderek arttığını görmek bizleri sevindiriyor.
Hele bir de sayfamızı inceleyenler bize görüş ve önerilerini iletince daha
çok seviniyoruz. İletişim Uzmanı Sayın Özgür Karakaya'dan aldığım yazıyı
sizlerle de paylaşmak istedim.
Mustafa Pala
Barışa Dair
Tarihte ilk yazılı antlaşma olan Kadeş Antlaşmasından
bugüne kadar dünyada yapılan savaşların maddi kaybı altına dönüştürüldüğünde
yaklaşık 28 milyar ton altın veya 760 katrilyon dolarlık bir değer ortaya
çıkmaktadır. Bu miktar para insanlığın gelişimi için harcansaydı; bugün,
dünyamızdaki insanların yaşam seviyesi çok daha yüksek olurdu. Bu hesap,
barışın sadece maddi yönünün dahi ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Savaşlardaki manevi kayıpların değerini ölçmek mümkün değildir. Dolaysıyla
insanlık için barış kavramı da son derece önemlidir. Krezus’un şu sözü:
“Barışta oğullar babalarını, savaşta babalar oğullarını gömer.” Savaşın
vahametini çok güzel özetlemektedir.
Gazi Mustafa Kemal’in “Yurtta Barış Cihan da Barış”
cümlesinde belirttiği gibi uluslar arasındaki barış ülkedeki barışa;
ülkedeki barış vatandaşlar arasındaki barışa; vatandaşlar arasındaki barış
ailedeki barışa; ailedeki barış ta insanın kendisiyle barışık olmasına
bağlıdır.
Özet olarak barış, insanın insanlaşmasıyla mümkündür.
İnsanlaşma ise, inancın vicdana aşılanması ve kimliğin akılla
oluşturulmasıyla sağlanır. Bugün Ortadoğu’da emperyalizmin ve yanlış
İslamcılığın baskısı altında insanlar ezilmekte ve savaş yıllardır devam
etmektedir.
Tarihte görüldüğü gibi 30 yıl,100 yıl savaşları bile
barış antlaşmaları ile sonuçlanmıştır. Her savaşın sonucunda yenen ve
yenilen tarafların ikisi de maddi ve manevi büyük kayıplar vermesi, savaş
yapmanın manasızlığını ortaya koymaktadır. Ta baştan, barış yöntemlerinin
aranıp bulunmasında büyük fayda vardır. Anadolu’nun birçok köyünde bireyler
arasındaki antlaşmazlıklar köy ihtiyar kurulu tarafından uzlaşmacı bir
yöntemle çözülerek mahkemeye aksetmesi önlenmektedir. Bu uygulama, ülkeler
arası düşünüldüğünde, Birleşmiş Milletler Kurumu uluslar arası
uyuşmazlıkların barış içinde çözülmesinde tarafsız davranarak barışa katkıda
bulunabilir.
Günümüzdeki savaşların en
büyük nedeni, dünya üzerindeki eşitsizliğin, açlığın, yoksulluğun, çevre
sorunlarının sorumlusu liberal kapitalizm ve onun öncüsü ABD’dir. Savaş
sanayisine dayalı sistem, silah satışından büyük gelir elde etmekte
ve ne yazık ki bu kazancı insan kanı üzerinden sağlamaktadır. Dünyadaki
medeniyet örneği gösterilen ülkelerde bile savunmaya ayrılan bütçe, eğitim
bütçesinden daha fazladır. Bu acı gerçeklerin ışığı altında barışa bakalım.
Barış Nedir?
Barışa taraf olma emperyalizme karşı olmadır.
İnsanlığın ortak bayrağıdır.
Düşmanlığın olmadığı,
kavgalardan,
savaşlardan uzak,
uyum, birlik, bütünlük, sessizlik,
huzur içinde olabilmektir. Barış, insanları birbirine yakınlaştırır,
mesafeleri kısaltır, ayrılıkları giderir ve kötülükleri sonlandırır.
İnsanlara silahtan uzak durmayı öğretir.
Barış; baskıya işgale ve ırkçılığa karşı
olmaktır.
Barış,”benden olmayan” ayrımı
olmak üzere tüm ayrımcılıkları dışlayarak farklılıkların zenginlik olduğunun
farkında olmaktır. Savaşın haklı olduğuna hiçbir zaman inanmayarak,
silahların susması; bahar havası gibi mutlu ve sağlıklı yaşamın sürmesidir.
Barış; doğayla uyum içinde
rüzgârı önüne alıp yürümek, eğilmeden karanlığa ışık tutabilmek, yeni doğan
güne merhaba diyebilmektir. Doğal ortamın korunmasına önem vermek, insan ve
çevre sağlığını tehdit eden girişimlere dur diyebilmektir.
Barış, Nazım Hikmet in Davet şiirinde dediği gibi “Bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine.” yaşayabilmektir. Vicdanın hiç
susmaması, sağırlaşan yüreklerin duyması, aydınlığın karanlığa üstün geldiği
ışık demetidir. Propaganda ile halkların zehirlenmemesi, güçlünün zayıfı
ezmemesi ve çocukların silahlarla oynanamamasıdır.
Barış için ne yapmalı?
Konfüçyüs der ki:
“Bir seneyi düşünüyorsan tohum ek
On seneyi düşünüyorsan ağaç dik
Yüz seneyi düşünüyorsan insan eğit.”
Yukarıdaki sözden
anlaşılacağı gibi, barışın sürekliliği için insanların barış yanlısı olarak
eğitilmesine öncelik verilmeli, emperyalizme karşı bir arada yaşama
kültürünün pekiştirilmesi sağlanmalıdır.
Petrole dayalı savaşların
engellenmesi için rüzgâr, güneş, gibi yenilenebilir enerji kaynakları
teknolojilerine ağırlık verilmelidir.
Komşu ülkelerle ekonomik, kültürel ve siyasi ilişkiler
kurarak dostluk içinde yaşamalıdır. Bilim ve teknoloji; demokrasi, eşitlik,
adalet kavramlarının tüm dünya ülkeleri arasında yayılması için insanlığın
hizmetinde olmalıdır. Bilgisayar, internet ve bilişim teknolojilerinin savaş
sanayinin yerini alması tüm dünya barışı için atılan büyük bir adımdır.
Dünyanın silahsızlanması için tüm gayretler sarf
edilmeli ve insanlık yararına olan projelere devlet bütçelerinden daha fazla
pay verilmeli; barış dernekleri desteklenmelidir
Alınacak her kararda aklıselim galip gelmeli, halkları
birbirine düşmanlık çizgisine çekecek kışkırtmalardan uzak durulmalıdır.
Bu yazıyı Aşık Nesimi Çimen’in Barış Güvercini Uçsun şiirinden bir kıta ile
noktalayalım.
Dünya cennet olsun
yaşasın insan
Gelin barışalım dökülmesin kan
Son bulsun savaşlar kesilsin figan
Barış güvercini uçsun Dünya da
Dostluklar kurulsun insanlar gülsün
Son bulsun savaşlar kimse ölmesin.
ÖZGÜR KARAKAYA
ozgkara@hotmail.com
İletişim Uzmanı/Bursa
Önceki Yazılara Dön...
Ana sayfaya dön...
|