|
21 ARALIK
DÜNYA KOOPERATİFÇİLİK GÜNÜ
Kooperatifçilik hareketi “altın dönemini”
Atatürk’ün sağlığında yaşamıştır. Atatürk’ten sonra hiçbir kamu yöneticisi
kooperatifçiliğe Atatürk kadar sahip çıkıp destek olmamıştır. Kırsal ve
kentsel alanda çekilen sıkıntıların bir nedeni de kooperatifçiliğe yeterli
desteğin sağlanmamasıdır.
21 Aralık 1844 tarihinde Dünya Kooperatifçilik
hareketine öncülük eden ilk tüketim kooperatifinin İngiltere’de 28 dokuma
işçisince kuruluşundan bu yana 163 yıl geçmiştir. Bir buçuk asırdır,
kooperatif hareketi o denli gelişmiştir ki, bugün Uluslararası Kooperatifler
Birliği (ICA) yaklaşık 90 ülkede 207 ulusal 9 uluslararası örgütü, 700
milyona yakın insanı çatısı altında toplayan en güçlü sivil toplum
örgütüdür. Amerika’da kırsal kesimde elektrik dağıtımının % 90’ı
kooperatifler eliyle yapılıyor. Tarımda gelişen birçok ülkede örneğin
Hollanda’da, İsrail’de kooperatifçilikten yararlanılıyor. İspanya’da sanayi
kooperatifleri çok gelişmiş durumda.
Ülkemizde cumhuriyetin ilk yıllarında büyük
önder Atatürk kooperatifçiliği desteklemiş, bu nedenle de Atatürk’ün
yaşadığı yıllarda kooperatifçilik Altın Dönemi’ni yaşamıştır. Atatürk’ün
zamansız ölümünden sonra “gümüş ve bronz dönemleri” hızla geçmiş,
kooperatifçilik destekleneceği yerde kösteklenmiştir. Şimdi üzülerek
belirtmeliyim ki, kooperatifçiliğe teneke dönemi yaşatılmaktadır. Bugün
kooperatiflerin tümü, kırsal ve kentsel kesimde ayakta kalma mücadelesi
vermektedir. Var olduğu söylenen birçok kooperatifte ismen var cismen yok
gibidir.
Kooperatiflerle Tarım Bakanlığı ile Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı ve sayısız Genel Müdürlük ilgileniyor. Kooperatifler için
bir bakanlık ve bir banka kurulamadı. Kooperatiflerin bir bankasının
olmayışı gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Çalışmalarını Türkiye’nin
yardımıyla sürdüren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Kooperatifler Merkez
Bankası varken ülkemizde olmaması hem üzücü hem de düşündürücüdür.
21 Aralık Dünya Kooperatifçilik gününde
Atatürk’ü saygıyla anarak, kooperatifçiliğe yaptığı büyük katkıları
anımsamalıyız. Atatürk’ün kooperatifçilikle ilgisi cumhuriyetin kuruluşundan
önceye rastlamaktadır. Nitekim 1920’de TBMM’ne sunulan Kooperatif Şirketler
kanunu tasarısında Meclis başkanı olarak M. Kemal’in de imzası vardır. 1925
yılında Atatürk’ün Tüketim Kooperatifçiliği ile özel olarak ilgilendiği 24
Mart 1925 tarih 586 sayılı yasa ile Ankara’daki memurlara maaşlarının yarısı
kadar ikramiye verilmesi, bunun da Ankara Memurlar Tüketim Kooperatifine
anapara olarak yatırılması uygun görülmüştür. 1929’da Zirai Kredi
Kooperatifleri Kanunu çıkarılmıştır. 1931 yılında Türk Kooperatifçilik
Cemiyeti kurulmuştur. 1935 yılında Tarım Kredi ve Tarım Satış
Kooperatifleri yasaları çıkarılmıştır. 1936 yılında Atatürk’ün bir numaralı
ortağı olduğu Tekir Tarım Kredi Kooperatifi kurulmuştur. Kooperatifçiliğe
yönelik her girişim Atatürk’ün önderliğinde Atatürk’ün direktifiyle
başlatılmıştır. Şimdi kooperatifçiliği sözcük olarak bile kullanmayan
siyasetçilerimiz var. Kooperatifçiliği sözcük olarak bile kullanmayan bu
siyasetçilerimizden, kooperatiflerin bir bakanlıkta toplanmasını,
kooperatiflerin finansman ihtiyacının karşılanması için Kooperatifler
bankasının kurulmasını istemenin bir anlamı var mı bilemiyorum. Ancak
kooperatiflerin tüm iş ve işlemleri kooperatifler bakanlığında yürütülürse
ve bir de bankası olursa, ülkemizin kalkınmasına kırsal ve kentsel kesimde
birçok sorunun
çözümlenmesine kooperatiflerin büyük katkısı
olacağından kimsenin kuşkusu olmasın.
Kooperatifler, ulusal ve evrensel barışı,
dayanışma ve demokrasiyi güçlendirir. Kooperatifçiliğin toplumun güçsüz
kesimleri için umut ışığı olabilmesi merkezi ve yerel yönetimlerin
kooperatifleri desteklemesiyle mümkündür. Ancak tüm sivil toplum örgütlerine
olduğu gibi kooperatiflere de kuşkuyla bakılıyor. Destek olması gerekenler
köstek oluyor. Ancak sivil toplumun güçlenmesi ile engeller kolayca
aşılacak, güçlenen sivil toplum içinde kooperatifler yerini alacaktır.
Özellikle Avrupa Birliği ile görüşmelerin ilerlemesi ile merkezi ve yerel
yönetimler kooperatiflerin üstüne eskisi kadar rahat gidemeyecekler, destek
vermeseler de engel olamayacaklardır.
İnsan soyu yaşadıkça, işbirliği ve dayanışma
olacak. İşbirliği ve dayanışmanın olduğu ortamlarda da kooperatifçilik
gelişip güçlenecektir. Bugün kooperatiflere karşı çıkanlar köstek olanlar
hep unutulup gidecek, ama, kooperatifçiliğe destek veren Atatürk’ün adı ve
anısı hep yaşayacak, önümüzü aydınlatacaktır…
Mustafa Pala
Önceki Yazılara Dön...
Ana sayfaya dön...
|