GÜNLÜK YAZILAR

Mustafa PALA

 
 

 

 
 
a a a
 

 

ETİK VE ESTETİK

Etik ve estetik çöküntü yaşanıyor kentlerimizde. Bir yerde etik çöküntü varsa, estetik çöküntünün olmaması olası değil. Estetik çöküntünün olduğu yerde de etik çöküntü mutlaka vardır. Çirkin binalar mı görüyorsunuz çevrenizde, çirkin davranışlarla karşılaşmamanız olası değil. Çirkin insanlar çirkin çevreler oluşturuyorlar ve çirkin çevrelerde yaşıyorlar.

Çirkin evlerin bulunduğu çirkin bir sokakta sokağa tüküren insanlara kimse şaşırmıyor. Ancak aynı çirkinliği güzel bir caddede yapan olursa hemen dikkati çekiyor.

Manisa kentini dolaşın, mimarisi güzel bina görmekte çok zorlanırsınız. “Kibrit kutusu mimarı” diye bir deyim var. Bu deyim şunu ifade ediyor. Kibrit kutusunu dikine tuttuğunuzda apartman, yan tuttuğunuzda resmi daire, yatık tuttuğunuzda da salon oluyor. Mimarların çoğu kibrit kutusu mimar denilecek türden. Şehirlerdeki yanaşık düzen yapı biçimi de mimarı sınırlıyor. Ancak hiçbir mimarımız da kalkıp ada bazında planlama istemiyor. 30 - 40 bin metrekarelik adalarda planlama yapayım diye çaba göstermiyor. Adaların küçük parsellere bölünmesine karşı çıkmıyor. Küçük parsel, küçük beyinlerin ürünüdür. Küçük parselleri ufku geniş kişiler planlamazlar. Küçük parselleri, küçük lokmalara koşullandırılmış olanlar yaparlar.

Manisa’da mimarların özgürce çalışabileceği alanlarda planlanmış ancak oralarda da güzel projeler üretilememiş. Bunun en güzel örneği Laleli semtidir. Laleli’deki binalara bir bakın. Yanaşık düzen için planlanmış binanın ayrık nizamda yapıldığını, bu nedenle havalandırma bacalarının yarısının açıkta kaldığını, yola bakan kör cephelerin oluştuğunu görürsünüz. Şimdi o kör cephelerin bazılarında, konut sahibinin açtığı pencereler vardır. Çıkmaz sokaklar, işlevsiz alanlar açısından, Laleli semti, uygulamaların kötü örneklerinin çokça bulunduğu bir laboratuar gibidir.

Neden kentimizde insanlar heykellere karşı çıkarlar? Neden evlerimizin duvarlarını yağlıboya tablolar süslemez?  Neden bahçelerimizde heykeller yoktur? Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşamadık da ondan. Ulaşmak bir yana yaklaşamadık da ondan.

Kentin herhangi bir yerine bir heykel yaptırmaya kalkın, sizi alkışlayandan çok karşı çıkan olur. “sanatın içine tüküren” kent yöneticileri hiçbir gelişmiş ülkenin, hiçbir kentine yönetici olamaz.

Estetik etik kadar önemli beyler. Estetik, gazete için, televizyon için, dergi için daha önemli. Kültür değişimi ve gelişme, insanlara estetik ürünler sunarak sağlanır.

Bu kentin sokaklarını inadına heykellerle donatmak gerek. İnadına güzel binalar yapmak için çaba göstermek gerek. İnadına güzel ürünler sunmak gerek. İnadına sanat gerek.

Barış Alanı’na Manisa Tarzanı’nın anıtını yaptığımda “Anıt istemiyoruz, konut istiyoruz” diye karşı çıkmışlardı. Konut da olacak anıt da. Sosyal donatı olmadan kent olmaz. Bu kentte çok amaçlı, güzel salonlar çoğalmalı. Oteli, lokantası, sineması, kafesi, kahvesi güzel olmalı. İşte o zaman bu kentte güzel insanların sayısı artar…

Yeni Manisa’yı kurarken, ağaçlar, anıtlar, sosyal donatılar ve konutlar diye sıralama yapmıştık. Şimdi, büyüyen ağaçların altında ya da sosyal donatılarda bir araya gelirken, söylediğimizin ve yaptığımızın doğru olduğunu görmenin keyfini yaşıyoruz.

Bu kentte de etik ve estetik yükselsin istiyoruz. Birlikte çalışmaya, bunları konuşmaya var mısınız.? Varım diyorsanız, bir araya gelmenin yolunu bulmalıyız. Bunlar parayla olacak işler değil ha… Çünkü, paranın konuştuğu yerde gerçekler susuyor…

Mustafa Pala

Önceki Yazılara Dön...   Ana sayfaya dön...

 

 
a a a
 
     
     
     

Copyright © 2007 MANİSA BİRLİK
Her Hakkı Saklıdır.