GÜNLÜK YAZILAR

Mustafa PALA

 
 

 

 
 
a a a
 


MAHSUN KIRMIZIGÜL

Sen neymişsin be Mahsun? İnanın Mahsun Kırmızıgül’den böyle bir film beklemezdim. Şaşırdım. Sinema eleştirmeni değilim ama, size yeni bir sinemacı kazandık diyebilirim. Oyunculuğunda Yılmaz Güney’den etkilendiği belli oluyor. Ancak yönetmenliği, geniş araştırmaya ve gözleme dayalı, kendine özgü izler taşıyor. Kullandığı sinema dili bence bir sentez. Böyle giderse Mahsun Kırmızıgül oyunculukta bilmem ama, yönetmenlikte Yılmaz Güney’i aşar. Böyle giderse başarıdan başarıya koşar. Böyle giderse, adı sinema tarihine altın harflerle yazılır.

Sinemacı olacak adam ilk filminden belli olur denebilir mi? bilmem. Ancak, Beyaz Melek filmi yeni bir sinemacımız olduğunu en çarpıcı biçimde belli etmiştir.

Seyirci rekoruna doğru koşan Beyaz Melek göreceksiniz ödüller de alacaktır. "Ödül alan filmler gişe yapmaz, gişe yapan filmler de ödül almaz. İkisi birlikte olmaz." denir. Bu koşullanmışlığı da Mahsun Kırmızıgül yenecektir gibi görülüyor.

Mahsun Kırmızıgül’ün, senaryosunu yazıp, yönettiği Beyaz Melek filmini izlemedinizse mutlaka izleyin. Filmi izlediğinizde film için yazılanların, yapılan olumlu eleştirilerin, az bile olduğunu göreceksiniz. O, Diyarbakır’ın bir köyüne götürülen konukları atlıların karşılama sahnesi yok mu? Tam bir usta işi.  Beyaz Melek filmine verilecek not 10 üzerinden 10’dur.

Filmde sanayi ve kent toplumuna geçişin bizden götürdükleri ve tarım toplumunda insan ilişkileri anlatılıyor. Büyük kentler büyük yalnızlıklar getirdi, der dururum. Bu filmde neredeyse kendimi, söylediklerimin özetini buldum. Mahsun Kırmızıgül’ün iyi bir gözlemci, duyarlı bir insan olduğu, kendine özgü bir sinema dili oluşturacağı anlaşılıyor…

Yazımın başında Mahsun’u, Yılmaz Güney’le karşılaştırma ihtiyacı duydum. Bunu yaparken de çok düşündüm. Dilerim, Mahsun sinemacılığını ülkemizde sürdürme yollarını kendisi kapatmaz. Dilerim, kaderi Yılmaz Güney gibi olmaz.

Mahsun, geniş kitlelerin sevgisini kazanacaktır. Sinemacılığı, ses sanatçılığını geride bırakacaktır. Ben sesini sevmiyorum zaten. Ama, sinemacılığına hayran oldum. Bir şey daha söyleyeyim Mahsun’un yaptığı filmlerin sinemaya olduğu kadar, toplumsal barışa ve dayanışmaya da büyük katkısı olacaktır. Bunu nereden biliyorsun, demeyin. Bunun izlerini Beyaz Melek filminde gördüm…

Biraz da filmin öyküsüne değineyim isterseniz. Ama siz filmi mutlaka kendiniz görün. Çünkü film anlatılmaz izlenir.

Hastalığı nedeniyle, oğulları tarafından Diyarbakır’dan İstanbul’a getirilen Mala Ahmet,hastane koridorlarından kaçar. Oğulları Ali ve Reşat babalarını kaybetmenin telaşıyla İstanbul sokaklarında koşuşurken Mala Ahmet’in yolu tesadüfen bir huzurevinin kapısına düşmüştür. Huzurevi sakinleri Mala Ahmet’i terkedilmiş sanarak içeri alırlar ve öykümüz başlar. Siz eni iyisi öykünün bundan sonrasını sinemada izleyin.

Filmde çoğu tiyatrocu olan birçok ünlü oyuncu var. Oyuncuların tümü başarılı o nedenle alfabetik sıraya göre yazmak istiyorum adlarını Ali SÜRMELİ, Arif ERKİN, Bilge ZOBU, Cezmi BASKIN, Emel SAYIN, Erol DEMİRÖZ, Erol GÜNAYDIN, Fadik ATASOY, Fırat TANIŞ, Gazanfer ÖZCAN, Hüseyin AVNİ DANYAL, İlkay SARAN, Lale BELKIS, Mahsun KIRMIZIGÜL, Necmi YAPICI , Nejat UYGUR, Nurşin DEMİR, Salih KANYON, Sarp APAK, Suna SELEN, Tanju TUNCEL, Tolon KARACA, Tomris OĞUZALP, Yavuz BİNGÖL, Yıldız KENTER ve Zeynep TOKUŞ.

Hızlı sanayileşme ve kentleşme bizi yalnızlaştırdı. Beyaz Melek yalnızlaşan insanları anlatıyor. Sanayileşmenin yok ettiği değerleri anlatıyor. Yalnızlık insana yakışan bir şey değil. Değerlerimizi koruyarak kentleşebilmeliyiz….

Filmde, doğudan batıya, mekteplisinden köylüsüne, gencinden yaşlısına sevginin her türlü motifi, hem duygusal hem de esprili bir dille anlatılıyor. Feodal düzenin temsilcisi ağaya yapılmış bir küfür de var filmde. Bazıları bu küfüre takılıp kaldılar. Küfürlü konuşma öyküsü anlatılan insanların, toplumun gerçeği değil mi? Küfür karikatür gibi kısadan anlatım için kullanılıyor bazen, etkili de oluyor. Bence üzerinde fazla durulmamalı…

Kentleşme bireyselleşmeyi, bireyselleşme duyarsızlaşmayı getirdi. Bu konuda şiir, öykü, roman yazılabileceği gibi filmlerde yapılabilir. Şiirde halk ozanının yaptığını sinemada Mahsun Kırmızıgül yapmış. Beyaz Melek’le bir sinemacı kazanmış olduk…

Sinemayı seviyorum. Yeni Manisa Öncü Sitesi'nde yapımını tamamladığımız sosyal tesiste   Sinema Günleri düzenlemiştik. Eşkıya filmini binlerce kişiye izletmiştik. Manisa’da sinema seyircisi olduğunun farkına varanlar da Hollywood ve Çınar Sinemaları'nı açtılar daha sonra.

Sinema desteklenmesi gereken etkili bir sanat dalı. Sinema severler olarak bizim desteğimiz filmi sinemada izlemek olmalı.

Sağ olasın Mahsun Kırmızıgül. Seni yürekten kutluyorum. Benim gibi birçok kişiyi şaşırtan bir eser koydun ortaya. Başarıyla ilk adımını attığın sinemayı bırakma ne olur. Yeteneğin olduğu görülüyor. Çalışırsan sadece ülkemizin değil, dünyanın alkışladığı bir sinemacı olabilirsin.

Tarım ve din toplumundan, sanayi toplumuna geçişin içinden yüzlerce binlerce film öyküsü çıkabilir. Biliyorum, gecekondular da ilgini çekecektir. Çarpık kentleşmenin getirdiği çarpık ilişkiler yeni filminin konusu olabilir. Beyaz Melek’le yaratılan kaynağı lükse harcama yerine yeni filmlere aktarabilirsin…

Uzun sözün kısası: Mahsun Kırmızıgül adında usta bir sinemacımız var artık. Hayırlı olsun…

Mustafa Pala

Önceki Yazılara Dön...   Ana sayfaya dön...

 

 
a a a
 
     
     
     

Copyright © 2007 MANİSA BİRLİK
Her Hakkı Saklıdır.