GÜNLÜK YAZILAR

Mustafa PALA

 
 

 

 
 
a a a
 

GÜNEŞ UYGARLIĞI

Küresel ısınma
Ayıların uykusunu kaçırmış
İnsanların uykusunu da kaçırabilse
Keşke

bilginler,
küresel ısınma
sürüyor artan bir hızla
diyor
felakete sürükleniyoruz
geri dönülmezlerdeyiz
diyor
suyumuz ısınıyor
     

bilginler

araştırıyor

gözlüyor
soruyor
sorguluyor
yazıyor ve söylüyor
duymayanınız kaldı mı
karbondioksit oranı artıyor, buzullar eriyor,
okyanuslar hızla ısınıyor,
denizler yükseliyor,
ormanlar yok oluyor  
buzullar eriyor,
göller küçülüyor,
ırmaklar kuruyor
kuraklık çoğalıyor,
kış sıcaklıkları artıyor,
ilkbahar erken geliyor,
ağaçlar aldanıyor
bitkiler erken çiçek açıyor,
çiçeklere don vuruyor
sonbahar gecikiyor,
kuşlar göç yollarını şaşırıyor
yaşama alanları
ölüm alanlarına dönüşüyor
erozyon hızlanarak artıyor
hastalıklar çoğalıyor
ozon kalkanındaki delik büyüyor
söylenenler korkutucu
ama gerçek
bilmem yaşadıklarımız daha nasıl söylenecek 

bilim adamları açık ve anlaşılır biçimde söylüyor
gerçekten söylüyor
söyledikleri görülüyor
gerçekten dünya ısınıyormuş
görmüyor musunuz ısınıyor
biz duysak da duymasak da
bilsek de bilmesek de
görsek de görmesek de
dünya gerçekten ısınıyor
gerçekten küresel çölleşme olacakmış.
gerçekten denizler yükselecekmiş
gerçekten ormanlar yok olacakmış
gerçekten salgın hastalıklar artacakmış
gerçekten kıyamet kopacakmış
anlayın artık ne olur gerçekten
kıyamet kopacakmış           

söylenenleri
insanları korkutmak için bir kurgu
kafamızı karıştıracak bir tuzak
temelsiz bir söylem
uydurulmuş bir kuram
sanmayın
tüm bunlar gerçekten olacakmış
gerçekten kıyamet kopacakmış
kendi soyumuzun hazırladığı
adım adım yaklaştığımız
bir kıyamet varmış
ve saat tam  on ikide duracakmış
saat on ikiyi vurmadan
haydi bir şeyler yapalım n’olur
kıyamet saatini durduralım
ya da geri alalım birkaç dakika daha
yaşam sürsün
sürsün                   

bir şeyler yapalım n’olur
yüzümüzü güneşe dönelim mesela
yüzünüzü güneşe döndüğünüzde
yüzümüz aydınlanır
yüzümüzü güneşe döndüğümüzde
gölgemiz arkamızda kalır
yüzümüzü güneşe döndüğümüzde
yolumuz aydınlık olur
yüzümüzü güneşe dönelim n’olur

çiçek gibi güzel
çiçekli bir güneş ülkesinde
karanlıktayız
don vuruyor filizlerimize
toprak kavruluyor
bir güneş ülkesindeyiz
bir güneş ülkesinde
ve karanlıkta
ve aç
ve susuz
çatlamıyor toprağa düşen tohum
boy vermiyor fidan
akmıyor dere
derinlere inerken su
yükseklere tırmanıyor kirlilik

ısıtan ışıtan  
yaşamın kaynağı güneşi
yakan kavuran
karabasan yapan
insan
insan soyu sorumlu
tüm yaşadıklarımızdan
ve yaşayacaklarımızdan
ve de yaklaşan sonumuzdan
sorumlu olanlar
güneşi unutanlar

iki tür insan var
güneşi unutan
iki büyük grup insan
bir grup
aç gözlü hiç doymazlar
diğer grup da
vurdum duymazlar
hiç doymazların büyük orduları
topları tüfekleri atom bombaları
dolu kasaları
dünyanın her yerinde bankaları var
çevreyi kirletiyorlar
sürekli tüketiyorlar
dünyanın ali kıranı
baş keseni oldular

ya vurdum duymazlar
elle gelen düğün bayram
diyorlar.
allah bilir
diyorlar
başa gelen çekilir
diyorlar
buna da şükür
diyorlar
biliyor musunuz kabahatin büyüğü onlarda
kabahatli onlar
kabahatli olanlar
vurdum duymazlar

bir de bizim gibi
şimdilik
azınlıkta kalanlar var
kıyamet saatinin yaklaştığını gören
saçını başını yolanlar var
araştırıyorlar soruyorlar sorguluyorlar
toplanıyorlar dağılıyorlar yine toplanıyorlar
yazıyorlar  konuşuyorlar
onlar konuştukça
gerçeği haykırdıkça
hiç doymazlar
onlara
felaket tellalı
diyorlar
bir güneş ülkesindeyiz
susuzluk karabasan gibi
ve kirlilik
delinen ozon tabakası
ve yitip giden umutlar

güneşi unuttuğumuz
çiçek gibi güzel
çiçekli bir güneş ülkesindeyiz

benim gibi altmışı aşanlar bilirler
hani bir zamanlar
güneşi içenlerin türküsünü söylüyorduk
“akın var
güneşe akın
güneşi zaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın”
diyorduk

şimdi bakın
bakın çevrenize
akın makın kalmadı
akın olsaydı
böyle olmazdı
bir zamanlar umut vardı
akın vardı güneşe
güneşin zaptı yakındı..
n’olur akın yine olsun
yine birlikte söyleyelim
güneşi içenlerin türküsünü
yine akın başlasın
güneşe akın
güneşe dönelim yüzümüzü
yüzümüz aydınlansın
güneşe dönelim yüzümüzü
gölgelerimiz arkamızda kalsın
güneşe dönelim yüzümüzü
yüzümüz gibi yolumuz da aydınlansın
güneşe akın başlasın
akın başlasın
yitip gidiyor dünyamızdan  
güzel olan ne varsa
bağlarımız kopuyor yaşamla
uygarlık diye diye
mahvettik uygarlığı
uygarlık diye diye
yok ettik güzel olan her şeyi

şimdi saat
on ikiye beş var
kim bilir
belki daha az kalmıştır
belki birazdan saat on ikiyi vuracak
bilin ki, saat tam on iki de duracak
gelin daha birkaç dakika varken on ikiye
yeni bir uygarlık kuralım hep birlikte
yeni bir uygarlık
uygarlığın adı kesin
güneş uygarlığı olsun
güneş uygarlığında
hava temiz
su temiz
toprak temiz
insan olmalı
dünya aydınlanmalı
bırakıp, dünyamızı kirleten her şeyi  
güneşe yönelmeli
güneşin ve evrenin değerini bilmeli
güneş uygarlığı mutlaka
mutlaka kurulmalı
uygarlığın güneşi
çiçek gibi güzel
çiçekli bir ülkeden
anadolu’dan doğmalı
güneş uygarlığının
sönmeyen ateşi hep yanmalı
haydi hep birlikte
güneşe dönelim yüzümüzü.
yüzümüz aydınlansın
güneşe dönelim yüzümüzü
yolumuz aydınlık olsun
güneşe akın
başlasın


Mustafa Pala

Önceki Yazılara Dön...   Ana sayfaya dön...

 

 
a a a
 
     
     
     

Copyright © 2007 MANİSA BİRLİK
Her Hakkı Saklıdır.