| |
ARKADAŞLIK
Arkadaşım, değerli dostum, Erşen
Akar’la yaptığım güzel bir söyleşinin ardından, arkadaşlık üzerine bir yazı
yazmak geçti içimden.
Kentler büyüdükçe insanlar yalnızlaşıyor. İki yaşlı insan bir araya
geldiğinde “Nerede o eski dostluklar?” diye başlarlar söze. Vefasızlıklardan
yakınırlar hep. Arkadaşlık dostluk gerçekten çok önemli. İyi dostlarınız
varsa kendinizi daha güçlü hissedersiniz. Dostlukta, yardım etmek de, yardım
almak da çok güzel. İkisi de keyif veriyor insana.
Yazacaklarımı destekleyeceğini düşündüğüm güzel bir öyküyü paylaşmak
istiyorum sizinle.: Savaşın en kanlı günlerinden biri. Bir asker, en iyi
arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını
bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı mermi yağmuru altındaydılar.
Asker teğmene koştu ve: ”Teğmenim” dedi; “fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir
miyim?”
Delirdin mi sen der gibi baktı teğmen. “Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik
deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye
atma sakın.” Asker ısrar edince, teğmen sessiz kaldı. Asker ok gibi fırladı
yerinden. İnanılması güç bir mucize. Asker o korkunç ateş yağmuru altında
arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa sipere döndü. Birlikte
siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti.
Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü: "Sana değmez, hayatını tehlikeye
atmana değmez, demiştim. Bak arkadaşın zaten ölmüş.” "Değdi teğmenim” dedi
asker.. "Nasıl değdi?” diye sordu teğmen. “Bu adam ölmüş, görmüyor musun?”
“Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son
sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için. Ve arkadaşının son sözlerini
hıçkırarak tekrarladı: "... Geleceğini biliyordum” demişti arkadaşı.
“Geleceğini biliyordum!”
Hayatta, arkadaşın arkadaşlığın yeri gerçekten çok başka. Arada kan bağı
olan, anne, babanın da, kardeşin de yeri başka. Ancak arkadaşın yeri daha
bir başka. Orada önde olan kan bağı değil duygu bağı, sevgi bağı. Kalbinizde
"Arkadaşlık" adında bir köşe ayırın. O köşe sahipsiz kalmayacaktır. Nasıl
olduğunu veya nasıl başladığını anlayamayacağınız şekilde biri gelip
yerleşiverecektir o köşeye. Gerçekten de arkadaşlıklar çok, hem de çok
önemli. Yaşantımıza arkadaşlıklar anlam katıyor. Arkadaşlıklar yere daha
sağlam basmamızı, geleceğe daha güvenli bakmamızı sağlıyor.
En sıkışık, en dar zamanınızda, örneğin hasta yatağında, size sıcak bir dost
elinin uzandığını düşünün. Gözlerinizin içi parlamaz mı? Evet, el uzatmak
da, uzanan eli tutmak da gerçekten çok güzel.
Dünyayı yaşanası yapan, yaşantımıza anlam kazandıran dostluklardır. Uğruna
ölebileceğiniz ve sizin için ölümü göze alabilecek bir arkadaşınız var mı?
Eğer yoksa, mutluluğu doya, doya yaşayamadığınızı, yardım almanın ve
yardımcı olmanın tadına varamadığınızı bilin. Yaşantınızın bir yanının eksik
kaldığını bilin. Arkadaşlıkların olmadığı bir dünya, çekilmesi zor, tatsız
tuzsuz, susuz bir dünya olur.
Çocukların arkadaşlıklarını saf ve temiz olduğu için çok seviyorum.
Büyüklerin arkadaşlığı çocukların ki kadar saf ve temiz olamıyor. Olanlar da
korunamıyor. Dostluklar hesapsız ve çıkarsız olduğu zaman güzel oluyor.
Dostluk güzel olduğu zaman almanın da vermenin de keyfi yaşanıyor. Hepinize
çıkarsız hesapsız duygu dolu, uğruna ölümün bile göze alınabileceği
dostluklar diliyorum.
Bir filmde izlemiştim. İki arkadaştan birisinin ucunda ölüm tehlikesi olan
bir işe yalnız gitmesi gerekiyor. “Kura çekelim” diyor arkadaşlardan birisi
diğerine, “Parayı bulan kalsın, bulamayan gitsin” diyor. “Tamam” diyor
diğeri. Anlaşıyorlar. Arkadaşı iki yumruğunu uzatıyor arkadaşına “parayı
bulan kalacak” diyor. Arkadaşı kendine uzanan iki elden birisini seçiyor.
Arkadaşının gösterdiği elini açıp, parayı gösteriyor."sen kalıyorsun, ben
gidiyorum” diyor. Kucaklaşıp ayrılıyorlar. Oysa iki eline de para almıştır.
Diğer elindeki parayı arkadaşına göstermeden cebine koyuyor. “Böyle
dostluklar filmlerde olur” demeyin. Böyle dostluklar her zaman olmalı. Hayat
böyle dostluklarla güzelleşir.
Dostluk üzerine yapılan söyleşinin ardından, dostluk üzerine bir yazı çıktı
bu gün. Dostça kalın dostlukla kalın…
Arkadaşınız yoksa yaşıyorum demeyin sakın.
Arkadaşsız yaşanmaz.
Arkadaş yaşama anlam katar.
Arkadaşlık üstüne bir yazı yazmama neden olduğu için, Erşen Akar’a teşekkür
ediyorum.
Mustafa Pala
Önceki Yazılara Dön...
Ana sayfaya dön...
|
|