GÜNLÜK YAZILAR

Mustafa PALA

 
 

 

 
 
a a a
 

ARKADAŞLIK

Arkadaşım, değerli dostum, Erşen Akar’la yaptığım güzel bir söyleşinin ardından, arkadaşlık üzerine bir yazı yazmak geçti içimden.

Kentler büyüdükçe insanlar yalnızlaşıyor. İki yaşlı insan bir araya geldiğinde “Nerede o eski dostluklar?” diye başlarlar söze. Vefasızlıklardan yakınırlar hep. Arkadaşlık dostluk gerçekten çok önemli. İyi dostlarınız varsa kendinizi daha güçlü hissedersiniz. Dostlukta, yardım etmek de, yardım almak da çok güzel. İkisi de keyif veriyor insana.

Yazacaklarımı destekleyeceğini düşündüğüm güzel bir öyküyü paylaşmak istiyorum sizinle.: Savaşın en kanlı günlerinden biri. Bir asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı mermi yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve: ”Teğmenim” dedi; “fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?”
Delirdin mi sen der gibi baktı teğmen. “Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın.” Asker ısrar edince, teğmen sessiz kaldı. Asker ok gibi fırladı yerinden. İnanılması güç bir mucize. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa sipere döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti. Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü: "Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bak arkadaşın zaten ölmüş.” "Değdi teğmenim” dedi asker.. "Nasıl değdi?” diye sordu teğmen. “Bu adam ölmüş, görmüyor musun?” “Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için. Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı: "... Geleceğini biliyordum” demişti arkadaşı. “Geleceğini biliyordum!”

Hayatta, arkadaşın arkadaşlığın yeri gerçekten çok başka. Arada kan bağı olan, anne, babanın da, kardeşin de yeri başka. Ancak arkadaşın yeri daha bir başka. Orada önde olan kan bağı değil duygu bağı, sevgi bağı. Kalbinizde "Arkadaşlık" adında bir köşe ayırın. O köşe sahipsiz kalmayacaktır. Nasıl olduğunu veya nasıl başladığını anlayamayacağınız şekilde biri gelip yerleşiverecektir o köşeye. Gerçekten de arkadaşlıklar çok, hem de çok önemli. Yaşantımıza arkadaşlıklar anlam katıyor. Arkadaşlıklar yere daha sağlam basmamızı, geleceğe daha güvenli bakmamızı sağlıyor.

En sıkışık, en dar zamanınızda, örneğin hasta yatağında, size sıcak bir dost elinin uzandığını düşünün. Gözlerinizin içi parlamaz mı? Evet, el uzatmak da, uzanan eli tutmak da gerçekten çok güzel.

Dünyayı yaşanası yapan, yaşantımıza anlam kazandıran dostluklardır. Uğruna ölebileceğiniz ve sizin için ölümü göze alabilecek bir arkadaşınız var mı? Eğer yoksa, mutluluğu doya, doya yaşayamadığınızı, yardım almanın ve yardımcı olmanın tadına varamadığınızı bilin. Yaşantınızın bir yanının eksik kaldığını bilin. Arkadaşlıkların olmadığı bir dünya, çekilmesi zor, tatsız tuzsuz, susuz bir dünya olur.

Çocukların arkadaşlıklarını saf ve temiz olduğu için çok seviyorum. Büyüklerin arkadaşlığı çocukların ki kadar saf ve temiz olamıyor. Olanlar da korunamıyor. Dostluklar hesapsız ve çıkarsız olduğu zaman güzel oluyor. Dostluk güzel olduğu zaman almanın da vermenin de keyfi yaşanıyor. Hepinize çıkarsız hesapsız duygu dolu, uğruna ölümün bile göze alınabileceği dostluklar diliyorum.

Bir filmde izlemiştim. İki arkadaştan birisinin ucunda ölüm tehlikesi olan bir işe yalnız gitmesi gerekiyor. “Kura çekelim” diyor arkadaşlardan birisi diğerine, “Parayı bulan kalsın, bulamayan gitsin” diyor. “Tamam” diyor diğeri. Anlaşıyorlar. Arkadaşı iki yumruğunu uzatıyor arkadaşına “parayı bulan kalacak” diyor. Arkadaşı kendine uzanan iki elden birisini seçiyor. Arkadaşının gösterdiği elini açıp, parayı gösteriyor."sen kalıyorsun, ben gidiyorum” diyor. Kucaklaşıp ayrılıyorlar. Oysa iki eline de para almıştır. Diğer elindeki parayı arkadaşına göstermeden cebine koyuyor. “Böyle dostluklar filmlerde olur” demeyin. Böyle dostluklar her zaman olmalı. Hayat böyle dostluklarla güzelleşir.

Dostluk üzerine yapılan söyleşinin ardından, dostluk üzerine bir yazı çıktı bu gün. Dostça kalın dostlukla kalın…

Arkadaşınız yoksa yaşıyorum demeyin sakın.
Arkadaşsız yaşanmaz.
Arkadaş yaşama anlam katar.

Arkadaşlık üstüne bir yazı yazmama neden olduğu için, Erşen Akar’a teşekkür ediyorum.

Mustafa Pala


Önceki Yazılara Dön...   Ana sayfaya dön...

 

 
a a a
 
     
     
     

Copyright © 2007 MANİSA BİRLİK
Her Hakkı Saklıdır.