GÜNLÜK YAZILAR

Mustafa PALA

 
 

 

 
 
a a a
 


RANTİYER

Kapitalizmle birlikte bilgi dağarcığımıza giren ve kullanılmaya başlayan sözcükler arasında yer alıyor rant ve rantiyerlik. Rantı zenginliğin kaynağı kabul edilen toprağın özel mülkiyet altında olmasından doğan mülk geliri olarak tanımlanıyor. Ancak, rantiyer sözcüğü daha çok haksız kazanç elde edenler için kullanılıyor. Ucuz alıp pahalı satanlara,  faizcilik yapanlara rantiyer diyorlar genellikle.

Kentlerde, kent denilince aklına sadece rant gelen çok insan var. Kentleri kurtlar sofrasına dönüştürenler de bunlar. Daha çok, daha çok kazanmak, kazandıkça kazanmak istiyorlar. Ucuz alıp pahalı satıyorlar.

Rant mülkle ilgili olduğu için, alımı satımı ilave bir emeği gerektirmiyor. Toprağı alıp bekliyorsunuz. Belediyenin yaptığı çalışmalarla değeri artıyor ve ucuza aldığınızı pahalıya satıyorsunuz.

Kentin gelişme doğrultusunda on bin metre kare tarla aldınız diyelim. Metre karesini bir milyon liradan alsanız dönümü bir milyara, tamamı da on milyara gelmiş oluyor. Bekliyorsunuz. Belediye tarla aldığınız bölge için halihazır harita, ardından imar planı, uygulama imar planı ve imar planı uygulaması yapıyor. Yapılan bu işlemler için siz beş kuruş para harcamıyorsunuz. On bin metrekarelik arsanızdan en fazla yüzde otuz beş kesinti yapılıyor. Sonunda size altı bin beş yüz metrekare arsa kalıyor. Bir bakıyorsunuz, yapılan işlemler nedeniyle arsanız değer kazanmış. Metre kare fiyatı bir milyon liradan on milyon liraya fırlamış hem de bunlar  bir iki yıl bilemedin üç yıl içinde olmuş. On milyar liraya aldığınız yerin fiyatı bir anda altmış beş milyar liraya çıkmış. Alıcısı var, kat karşılığı inşaat yapanlar çevrenizde dolanıyor. Anlaşılan köşeyi döndünüz. Sizin yaptığınız iş sadece tarla almak. Aldığınız tarlayı değerlendiren tüm işlemler, kamu parası kullanılarak Belediye tarafından yapılmış. Kazandığınız bu rant yasalar açısından baktığınızda, yasalara uygun gibi görülüyor. Ancak, geliriniz emek karşılığı olmadığından biraz haksız bir rant olarak değerlendirilebilir. Hele bunu tarla aldığınız bölgenin değerlendirileceği haberini el altından alarak yapmışsanız, hele bu bilgiyi kamudaki göreviniz nedeniyle öğrenmişseniz, gelirinizin haksızlığı daha da büyük olur. Bunu yapanlar var mı? Olmaz mı hiç, her kentte kent denilince aklına sadece rant gelenler var. Rantiyerliği kişiler yaptığında “haksız rant” demenin ötesinde kimsenin bir şey dediği yok. Ancak, rantiyerliği Belediyeler yaparsa, denilecek bir şey bulmada zorlanır insan.

Belediyenin yaptığı hizmetlerle ortaya çıkan ranttan kent yararlanmalı. Rant toplumsal rant olmalı. Bunu sağlamak o kadar zor değil. Bunu sağlamanın ilk adımı: BÜYÜK PARSEL…

BÜYÜK PARSEL sadece haksız rantı önlemenin değil, sağlıklı kentleşmenin de, Devleti ve Belediyeyi korumanında ön koşulu.

Parsel büyük olunca, planlama kolay oluyor. Otopark, yeşil alan, sosyal tesis ve çocuk bahçesi için yer ayırabiliyorsunuz. Sosyal donatılar, konut üreticisi için yapıldığından Belediyenin yükü azalıyor. Ada içi alt yapıda konut üreticisi tarafından yapıldığından yine Belediyenin yükü azalmış oluyor. Belediyenin yükünün azalması, başka alanlarda yatırım yapmasını, halka hizmet götürmesini kolaylaştırıyor.

BÜYÜK PARSEL, haksız rantı zorlaştırır. BÜYÜK PARSEL, sağlıklı kentleşmeyi kolaylaştırır. Ya küçük parsel ? Küçük parsel, büyük rantların ve sağlıksız kentleşmenin yolunu açar. Büyük düşünenler büyük parseli, küçük düşünenler küçük parseli savunur. Arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim derler ya, benzer biçimde yaptığın parseli göster nasıl kentçi olduğunu söyleyelim diyebiliriz…

Mustafa Pala

Önceki Yazılara Dön...   Ana sayfaya dön...

 

 
a a a
 
     
     
     

Copyright © 2007 MANİSA BİRLİK
Her Hakkı Saklıdır.