| |
DOSTLUK
Birisinden yardım istediğinizde,
onu dost olarak gördüğünüz için, hem istediğiniz yardımı alırsınız hem de
dostluğunuz güçlenir. Örneğin, dost olarak gördüğünüz birisinden para
istediniz, eğer parası varsa size veriyorsa, bilin ki, kendisini para
isteyecek bir dost olarak gördüğünüze sevinecek ve isteğinizi yerine
getirecektir. Hele bir de borcunuzu belirttiğiniz zamanda ödediyseniz
dostluğu bir adım yukarı taşımış alacaksınız.
Dostlar yardımlaşırlar. Her yardımlaşma
dostluğu bir adım yukarı taşır. Dostluklar geliştikçe, yardım istemek
yerini, istemeden yapılan yardıma bırakır. Değerli olan da budur. Anlarsınız
ki, dostunuz sizi izliyordur, sizi biliyordur. Yardıma ihtiyacınız olduğunu
görüyor ve ilgisiz kalmıyordur. İnsanın böyle dostları olduğu zaman,
yaşamdan daha çok keyif alır. Böyle dostluklar her zaman herkese nasip
olmaz. Böyle dostluklar kolay kurulup güçlendirilemez.
Amerikan filmlerinde, birlikte çalışan
polisler birbirlerine “ortak” derler. Eğer ortaklık güçlü bir dostluğa
dönüşmüşse, birbirleri için ölümü göze alırlar. Benim en çok, Amerikan polis
filmlerinin ortaklar arasındaki ilişkileri dikkatimi çeker. Bir insanın
diğer bir insan için ölümü göze alması. Bu tür etkileyici dostlukları
işleyen filmler ülkemizde de yapılmıştır. “Yazı gelirse göreve ben tura
gelirse sen gidiyorsun” denir. Aslında gidilen yer ölümdür. Para havaya
atılır ve yazı gelir. Sonradan görürüz ki, havaya atılan paranın iki tarafı
da yazıdır. Sevginin, özverinin, dostluğun böylesi filmlerde olur demeyin.
Böyle dostluklar yaşamda da olur. Yaşamı böyle dostluklar yaşanası yapar.
Dostlar vardır. Ayağınızı yere sağlam
basmanızı sağlar. Her ihtiyaç duyduğunuzda yanınızdadır. O ihtiyaç
duyduğunda da siz onun yanında olursunuz. Ancak, kim kimin yanında ne kadar
durdu diye hesap yapılmaz hiç. Çünkü dostluklar hesap işi değil, yürek
işidir.
Birde dost bildikleriniz vardır. İhtiyaç
duyduğunuz bir anda yok olur. Yok oluşuna inanılır bir mazeret üretilir
elbet. Ancak böyle dostlukların değeri olmaz. Dostluklar mazeretlerle değil,
marifetlerle güçlenir. Zaten, dostluğu güçlü yapan, dostunuzun olunmayacak
yerde yanınızda olması, güzel bir duruş sergilemesidir.
Biliyor musunuz, iyi dost iyi kardeşten bile
iyidir. Her işimde yanımda görmeye alıştığım, her işinde de yanında olmaya
çalıştığım bir dostum. Yine yanımda olacağını düşündüğüm bir zamanda “Neden
yardım beklediğini söylemedin” deyince, tepemden sıcak sular döküldü. Neden
yardım istemedim? Yardımın istemeden yapılanına alıştım da ondan. İstenmeyen
yardımı daha çok seviyorum da ondan. Dostlar arasında sözler anlamının
yitirir, yürekler konuşur da ondan. Dostlar yürekleriyle konuşur, dilleriyle
değil. Ben yardımı dostluğun ilk aşamalarında isterim, alırsam, dostluklar
güçlenir. Ancak güçlü dostluklar kurulduğunda yardım istenmez yapılır.
Kentler büyürken, insanlar yalnızlaşıyor.
Kalabalıklar içinde yalnızlığı yaşar olduk. İnsan gerçekten dostları olsun
istiyor. Dostlukların değerini iyi bilmek. Kucaklaşmayı unutmamak gerekiyor.
Yüreğinizin sesine kulak verin. Bu dünyada en büyük zenginlik, iyi dostlara
sahip olmaktır...
Mustafa Pala
Önceki Yazılara Dön...
Ana sayfaya dön...
|
|