GÜNLÜK YAZILAR

Mustafa PALA

 
 

 

 
 
a a a
 

TÜRK BAYRAĞI

Bugün; 26 Mart 2005 Cumartesi günü Kültür Sitesi Lale Salonu'nda yapılacak Sevgi İmecesi programından söz etmek ve “Onların Hikayesi” kitabına ilişkin düşüncelerimi paylaşmak istiyordum. Ancak, Mersin’de düzenlenen Nevruz etkinliğinde bir kaç kendini bilmez tarafından bayrağımızın yakılmak istenmesi nedeniyle yazımın konusu Türk Bayrağı oldu. Hepimiz bayrağımıza yapılan saldırıya karşı duyarlı olmalı, sesimizi yükseltmeliyiz. Bu ülkeninde bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü simgeleyen bayrağımızın da sahipsiz olmadığını haykırmalıyız.

Tüm illerde bu ülkenin yurttaşları ellerinde Türk bayrakları ile sokaklara döküldüler. Benim sevgili Manisa’mdan henüz yükselen güçlü bir ses yok !...
Oysa, sesimiz yeri göğü inletmeli. Bugün bağırmayacaksak sokaklara dökülmeyeceksek bunu ne zaman yapacağız?

Bayrağımızın yakılmak istenmesini, yere atılmasını “Ne olmuş canım kendini bilmez üç beş çocuk” deyip geçiştirebilir miyiz? Asla… bayrağımızı yakmak isteyenler belki üç beş çocuk ama ya gerisindekiler. Ya gaflet, dalalet ve hıyanet içinde olanlar…

Çirkin saldırı, yurt çapında kınanıyor, Çeşitli illerimizde  Bayrağa Saygı Yürüyüşleri düzenleniyor. Bayrağa saldırı nefretle kınanıyor. Evlerimize iş yerlerimize sitelerimize bugünden tezi yok Türk Bayrağı asmalıyız.

Gelenler bilir. Barış Alanının ortasını Bayarak ve Atatürk panosu süslüyor. O bizim buluşma noktamız. O bizi birleştiren harcımız. O birliğimizin betonlaşmış temeli. Üç gönderimizdeki üç bayrak hep dalgalanıyor, hep dalgalanacak.

İyi ki Türkiye Cumhuriyeti Türk Silahlı Kuvvetleri var. Yine, yüreğimize su serpen açıklama ondan geldi. “Türk milleti ihanetleri yaşamıştır. Ancak bayrağı hiçbir zaman kendi yurttaşları tarafından yakılmamıştır. Vatandaşı olduğun, karnını doyurduğun ülkenin bayrağını yakmak gaflet, dalalet ve hıyanettir.” diyor Genel Kurmay Başkanı.

Ulusal Kurtuluş Savaşımızın öncüsü, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük Atatürk  kurduğu Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin de sesi çıkmalı. Hem de çok gür çok düzenli çıkmalı.  Cumhuriyet memurunun, işçisinin, öğretmenlerinin de sesi çıkmalı. Atatürkçü Düşünce Derneği acaba tepki göstermede geç kalmadı mı diye düşünmekten kendimi alamıyorum. 

Ben ülkemin yurttaşlarını etnik köken ve inanç ayrımı yapmadan seviyorum; Yürekten seviyorum. Kendimi sevmek zorunda hissettiğim için değil, gerçekten seviyorum.

Bayrağımıza yapılan saldırı için bir açıklama da Leyla Zana’dan geldi. Yaptığı açıklamaya bakın, “Vatandaşı olduğumuz ülkenin bayrağına saygı duymak zorundayız” diyor Zana. Saygı duyuyoruz demiyor. Saygı duymak zorundayız diyor. Sadece bayrağımızı yakanları değil, kendini saygı duyma zorunda sayanları da şiddetle kınıyorum.

Zorla saygı olmaz. Saygı gönülden olur. Saygı da sevgi de içten gelir. Bayrağı zorunluluk olduğu için saygı duyulmaz. Bayrak birliğin bütünlüğün ülkenin ve devletin simgesi olduğu için sevilir ve sayılır.

Kahrolsun bayrağımıza uzanan eller, kahrolsun ülkemizi bölmek isteyenler…

26 Mart Cumartesi günü Kültür Sitesi Lale Salonu'nda Sevgi İmecesi'nde buluşalım. Sevgiyi ve bilgiyi paylaşarak büyütelim. Ülkemi ve ülkemin insanlarını çok seviyorum…

Mustafa Pala

Önceki Yazılara Dön...   Ana sayfaya dön...

 

 
a a a
 
     
     
     

Copyright © 2007 MANİSA BİRLİK
Her Hakkı Saklıdır.