| |
Türkiye
kentleşerek
gelişecek
demokrasisini
kentlileşerek
güçlendirecektir.
Kentleşme,
kentlileşme
ile birlikte
Sivil Toplum
Örgütleri
gelişecek
bunun da
ulusal ve
uluslararası
dayanışma ve
barışa büyük
katkısı olacaktır.
Yeni Manisa
Projesi
kentleşmenin ve
kentlileşmenin
yeni özgün
örneğidir.
Yeni Manisa
Projesi ile
çok sesliliğin
uyumu
amaçlanıyor.
KENTLEŞME GÜNÜMÜZDE ARTIK GELİŞME ANLAMINA KULLANILIR OLDU KENTLİ OLMA
DA YURTTAŞ OLMA ANLAMINA GELİYOR
Yeni
Manisa’da
ağaçları,
anıtları,
sosyal donatıları ve
konutları
birlikte
yükseltmek
kentleşme ve
kentlileşme İçin
etkinlikler
düzenlemek
Kent
Kooperatifçiliği
anlayışımızın
gereğidir.
Kent
Kooperatifçiliği
İle
sadece konut
üretimi
değil
yeni bir kentin
kurulması
Amaçlanıyor.
Yeni Manisa Projesi, yeşili bol, her türlü ve yeterli sosyal kültürel
donatıları olan, içinde mutlu biçimde yaşanacak, konutları ve çevresi
bulunan, dayanışmanın yararını , konut gibi önemli bir sorununu çözerek
somut biçimde görmüş ve bunu kent yaşamının her alanına taşımaya hazır
insanların yaşayacağı, yeni bir kent projesidir. Gelişmiş olabilmek için
hem kentleşeceğiz, hem de kentlileşeceğiz. Kentleşme ve kentlileşmeyi
hiç dilimizden düşürmüyoruz. Biz dilimizden düşürmediğimiz gibi toplumun
gündeminde de olsun istiyoruz. Bunun nedenle sürekli olarak etkinlikler
düzenliyoruz.
Belirli bir gelişmişlik düzeyine ulaşmış sivil toplum yapısı olmadan
demokrasiden söz etmek güçtür. Sivil toplumun gelişmesi, özgür birey,
örgütlü toplumun gelişmesiyle birlikte olacak, sivil toplum geliştikçe
de demokrasimiz gelişip derinleşecektir.
Gönüllü
yardımlaşma
kuruluşları olan
kooperatifler
küreselleşen
dünyada
işbirliği
ve dayanışmanın
etkin
kuruluşları
olabilir.
Küreselleşen
sadece
sermaye
olmamalı
Emek ve
Sivil Toplum Örgütleri de
küreselleşmeli
Kooperatifler
toplumsal
barışın ve
dayanışmanın
güvencesidir.
Manisa Birlik yaptıklarıyla, yurttaşlardaki, önemli sorunları
yardımlaşarak örgütlenerek çözebilecekleri duygusunu güçlendirmiştir.
İnsanlarımızı örgütlenmeye özendirmektedir. İnsanlarımızın örgütlenerek
iş kotarma isteği törpülenmemeli, örgütlenen insanlar yıldırılmamalı,
aksine özendirilmelidir. Bu yapıldığında, toplumsal barış ve dayanışma
güçlenir. Bu yapıldığında, birlikte iş kotarma alışkanlığı
gelenekselleşir. Yeni Manisa Projesi’nin bir önemli yararı da,
insanlarda örgütüne iyi gününde olduğu gibi zor gününde de sahip çıkma
bilincini güçlendirmesidir
Kentleşmeye ve kentlileşmeye yeni kent parçaları üretmenin katkısı
giderek daha da artacaktır. Toplu üretim sistemiyle yeni yerleşmeler
daha kolay kurulacak, insanlar karar süreçlerinin içinde etkin biçimde
yer alarak, kentlileşmeyi hızlandırıp demokrasiyi güçlendireceklerdir.
Kentlileşme, köyleştirilen gecekondularla kuşatılan kentlerde değil,
yeni çağdaş yerleşmelerde sağlanacaktır.
|
|
|
Kısaltılmış adı Manisa
Birlik olan Yeni Manisa Konut Üretim Yapı Kooperatifleri Birliği olarak,
Manisa’nın batısında, 15.000 konutluk Yeni Manisa Projesi’ni
gerçekleştirmek için başlattığımız çalışmalar sürüyor. 2.500 konutun
üretimi tamamlandı.
Yeni Manisa Projesi kentleşme ve kentlileşmenin bütünlük içinde ele
alındığı, konutun çevresiyle bir bütün olarak düşünüldüğü, farklı bir
kent dokusu kurma ve kentli yaratma, kent kültürünün oluşumuna katkıda
bulunma çalışmasıdır.
Yeni bir kent dokusu yaratma çalışmasına başlamadan önce yaptığımız ilk
saptama: “Yeni Manisa’da ağaçları, anıtları, sosyal donatıları ve
konutları birlikte yükseltmek, kentleşme ve kentleşme için etkinlikler
düzenlemek kent kooperatifçiliği anlayışımızın gereğidir.”
şeklindeydi. Üretimin her aşamasında bu saptamaya uyulmuş. Yerleşim
planına göre ağaçların dikilmesine konut temellerinin atılmasıyla
başlanmış, konutlar bittiğinde dikilen ağaçların boyu kontları çoktan
aşmıştır. Anıtlar konutlardan önce yapılmış. Sosyal donatıların
üretilmesi konutlardan önce tamamlanmış ve kullanılmaya başlanmıştır.
Kentler büyüdükçe yalnızlıklar da büyüyor. Yalnızlaşan kent insanının
yalnızlığını aşmasını kolaylaştıracak mekanların azlığı dikkate
alınarak, sosyal donatılara, insanların “bizim” diyebileceği mekanlara
ağırlık verilmiştir. Köydeki insanların yolları mutlaka köy meydanından
geçer. Yolları köy meydanda kesişen köylüler birbirleriyle selamlaşıp
hal hatır sorarlar. Çeşme başında buluşan kadınlar, birbirleriyle
konuşurlar. Kentteki insan kalabalıklar içinde daha yalnızken, köydeki
insan çokluğun getirdiği mutluluğu yaşar. Bu nedenle Öncü Yerleşiminde,
Barış Alanına alan içinde çeşmelerin yapımı gerçekleştirildi.
Ülkemizin kentlerinin tamamına yakını “Bölünmüş Kentler” durumundadır.
Gecekondular kenti ile apartmanlar kenti, varlıklı kesimlerin oturduğu
kentle ile yoksul kesimlerin oturduğu kent bölünmüşlüğün tartışılmaz
varlığını, gözler önüne sermektedir. Kentlerimizde gelinen kentlerin
adıyla anılan mahalleler vardır. Kentlerimizin bölünmüşlüğü, ulusal
dayanışmanın, toplumsal barışın güçlendirilmesini zorlaştırmaktadır.
Bölünmüşlüğü gidermek için Yeni Manisa’da, her etnik kökenden, her
inançtan insanın bir arada olması için çalışıldı ve bu amaca da büyük
ölçüde ulaşıldı. Öncü yerleşiminde bir anlamda ANADOLU SENTEZİ
gerçekleştirilerek, bölünmüş kent görünümü giderilmeye çalışıldı. Yeni
Manisa’da ülkenin her yöresinden gelmiş insanlar var. Yeni Manisa’da
konut sahibi olmayı ortak amaç edindiler. Bu amacın gerçekleşmesi
sırasında, genel kurullarda düzenlenen etkinliklerde birlikte oldular.
Birlikte olmanın yararını Yeni Manisa’da konut sahibi olarak somut
biçimde gördükleri için, birlikteliklerini kent yaşamının diğer
alanlarına da taşıdılar. Konutların kura ile belirlediler. Farklı
yörelerden gelen insanlar komşu oldular. Ülkenin değişik yörelerinden
gelen insanların çocukları aynı bahçede, aynı meydanda oynuyorlar. Hızla
sosyalleşiyorlar.
Gelir düzeylerindeki farklılığında yarattığı bölünmüşlük, aynı alan
içinde farklı tipte, bahçeli iki - üç katlı ve çok katlı apartmanlar
üretilerek giderilmeye çalışıldı.
Birlikte yaşamı güzelleştirmenin yolunun, GELENEK OLUŞTURMAK olduğunu
düşünerek, Yeni Manisa’da kendi geleneklerimizi oluşturmak için kararlı
biçimde çalışıyoruz. Toplumun çimentosu içindeki demirler gelenekler,
beton ise, karşılıklı sevgi ve saygıdır. Gelenekleri olmayan toplumlar,
en küçük depremlerde sarsılan yıkılan binalara benziyor.
Hızlı ve çarpık kentleşmeyle birlikte geleneklerimizi yitirdik.
Yitirdiklerimizin yerine yenilerini koyamadık. Doğan boşluktan da
Arabesk kültür çıktı. Yitirdiğimiz geleneklerimiz arasında, bayramlar ve
bayramlaşmalar var. Dayanışma ve yardımlaşma var. Günümüzde İmeceden hiç
söz edilmiyor. Gemisini kurtarana kaptan deniliyor. Bayram tatilini
fırsat bilenler, tatil yörelerine taşınıyor. Bayramlarda kent sokakları
boşalıveriyor. Bırakın kent halkının, bırakın mahallelinin birbirini
tanıyıp selamlaşmasını aynı apartmanda oturanlar bile birbirlerini
tanımıyorlar. İnsan ilişkilerinin sıcaklığını yaşayamıyorlar.
Birbirlerine dokunamıyorlar. İmece geleneğini yeniden gündeme taşımak
için, birlikte ağaçlar dikiyoruz. Birlikteliğin güzelliğini her
etkinlikte yaşamaya çalışıyoruz. Hangi noktaya geldiğimizi de arada bir
test ediyoruz. Örneğin, Barış Alanına Anfi Tiyatro’yu bağışlarla
yaptırmak için yaptığımız girişimin olumlu sonuç verdiğini, İmecenin
yeniden yeşertilebileceğini görüyoruz.
BİRLİKTE VAROLMAK. Birlikte varolma kavramını yeniden ele alıp,
tartışmalıyız. Birlikte varolmak da yitirdiğimiz geleneklerimizden.
Şimdi insanlar, birlikte varolma yerine sadece kendileri tek başlarına
var olmayı hedefliyorlar. Kendilerinin varolması, başkalarının yok
olmasını getirse bile umursamıyorlar. Hatta, kendilerinin varolması
için, başkalarının yok olmasına çalışıyorlar.
İnsanlığın önündeki temel sorun, birlikte varolmayı başarmaktır.
İnsanlar birlikte varolacaklar. Toplumlar, ülkeler birlikte varolacaklar.
Firmalar birlikte varolacaklar. Birlikte varolmanın temelinde dayanışma
vardır. Sadece bir kişinin varolmasının amaçlandığı toplumda da kıyasıya
ölesiye öldüresiye bir yarışma vardır.
Yeni Manisa’da birlikte var olmayı temel bir amaç olarak öne çıkardık.
Öne çıkardığımız kavramlar arasında Yaşanabilirlik ve Sürdürülebilirlik
hep temel ilkemiz oldu.
Kuruluşuna öncülük ettiğim, yaşamımın projesi olarak gördüğüm Yeni
Manisa’da en büyük çalışmayı gelenek oluşturmak ve birlikte varolma
kültürünü yaygınlaştırmak, KENT KÜLTÜRÜ’ne katkı yapmak için
çalışıyoruz.
Birlikte varolmak, insan olmanın gereğidir. Birlikte varolmanın
amaçlandığı toplumlarda, yarışmanın yerini dayanışma alıyor.. Yıllardır
Yeni Manisa’da dayanışma yapıyoruz. Barış Alanında farklı etnik
kökenlerden farklı kültürlerden, gelen insanlarla birlikte barış
kardeşlik ve dayanışmayı güçlendirerek yaşıyoruz. Umarım bir gün,
yapılanları sosyologlar araştırmacılar görür araştırır ve yazar. Bu
konuda basınımızın desteğinin gerektiğini düşünüyorum.
Gelenek oluşturmak için insanların paylaşabileceği Barış Alanı gibi
ortak mekanlara ihtiyacı olduğunu bildiğim için, benim denilebilecek
mekanlardan çok, bizim denilebilecek mekanlara öncelik verdik. Bunun
için şimdi, Yeni Manisa Barış Alanında bir Anfi Tiyatronun ve kitaplığın
yapımını gerçekleştirdik.
Yeni kent dokuları, yeni yerleşim alanları üretirken Depreme karşı
gerekli önlemler mutlaka alınmalıdır. Önlemler yasal zorunluluk olduğu
için değil, yaşamsal gereklilik olduğu için alınmalıdır. 1990 yılında
Yeni Manisa Projesi alanında zemin etüdü yaptırdığımızda, zemin etüdü
yasal bir zorunluluk değildi. Biz insanımız için gerekli gördüğümüzden
zemin etüdü yaptırdık ve etüde göre projelerimizi ürettik.
Çok katlı konutlar yerine, bahçeli ve az katlı konutlar önerdiğimizde
Manisa’nın deprem bölgesi olduğu gerçeğini göz önünde tutuyorduk.
İnşaatlarda hazır beton kullanılması şimdilerde zorunlu olsun diye
tartışılırken biz on yıl önce konutlarımızda hazır beton kullanıyorduk.
Manisa’ya ilk beton test preslerinden birisini Manisa’ya Manisa Birlik
olarak biz getirdik. Sağlam konutlar üretmeye çalışıyoruz. Çünkü
ürettiğimiz her konutu kendimiz için üretiyoruz. Kent denilince aklımıza
rant gelmiyor...
KENTLEŞME GÜNÜMÜZDE ARTIK GELİŞME ANLAMINA KULLANILIR OLDU
KENTLİ OLMA DA YURTTAŞ OLMA ANLAMINA GELİYOR
Gelişmiş olabilmek için hem kentleşeceğiz, hem de kentlileşeceğiz.
Kentleşme ve kentlileşmeyi hiç dilimizden düşürmüyoruz. Biz dilimizden
düşürmediğimiz gibi toplumun gündeminde de olsun istiyoruz.
Manisa Birlik ve Birliğimizin ortağı kooperatiflerin yöneticileri
olarak, yıllardır her ortamda tekrarladığımız düşüncelerimiz ve
saptamalarımız var. Sorunların çözümü için, uygarca tartışmaktan ve
uzlaşmaktan başka yolumuzun olmadığını da biliyoruz.
Konuşurken, tartışırken kullandığımız kavramlar, bu kavramlara
yüklediğimiz anlamlar iyi anlatılıp, iyi anlaşıldığında ve bu konularda
ortak bir dil oluştuğunda dayanışmamızın daha da güçlendiğini sorunlara
daha kolay çözümler bulabildiğimizi gördük. Bunun için sıkça
kullandığımız sözcük ve kavramları daha iyi anlaşılmamızı kolaylaştırmak
açısından özetle sunuyorum:
MANİSA BİRLİK
Kısaltılmış adı Manisa Birlik olan Yeni Manisa Konut Üretim Yapı
Kooperatifleri Birliği, Yeni Manisa Projesi’ni gerçekleştirmek üzere
1987 yılında kurulmuştur. Kuruluşundan bu yana, Yeni Manisa Projesinin
gerçekleşmesi için yaptığı çalışmaların yanında, kentleşme-kentlileşme,
sivil toplum, yerelleşme gibi konuların tartışılması ve geliştirilmesi
süreçlerinin içinde olmaya özen göstermiştir. Bu tür çalışmaların içinde
olmayı sivil toplum kuruluşu olmanın gereği saymıştır.
Kullandığımız kavramlar, bu kavramlara yüklediğimiz anlamlar iyi
anlatılıp, iyi anlaşıldığında ve bu konularda ortak bir dil oluştuğunda
Manisalılık dayanışmamızın daha da güçleneceğini düşünmekteyiz.
YENİ MANİSA PROJESİ
Manisa Birlik Yeni Manisa Projesini gerçekleştirmek için kuruldu.
Manisa’nın sürdürülebilirliğinin bu projeye bağlı olduğunu düşünüyoruz.
Manisa kent merkezinden yaklaşık 3 km uzaklıkta bulunan 390 hektarlık
alanda gerçekleştirilecek 60.000 kişinin yaşayacağı 15.000 konutluk
Yeni Manisa Projesi, yeşili bol, her türlü ve yeterli sosyal kültürel
donatıları olan, içinde mutlu biçimde yaşanacak, konutları ve çevresi
bulunan, dayanışmanın yararını, konut gibi önemli bir sorununu çözerek
somut biçimde görmüş ve bunu kent yaşamının her alanına taşımaya hazır
insanların yaşayacağı, yeni bir kent projesidir.
Manisa’nın güneyindeki Spil Dağı doğal engeli, kuzeyindeki verimli Gediz
ovası doğusunda bulunan gecekondular nedeniyle, büyüme alanı olarak salt
batı yönü kalmaktadır. Eğer Yeni Manisa Projesi olmasaydı, Manisa’nın
batısı da gecekondularla kuşatılmış olacaktı.
Planlamaya temel oluşturan yaklaşım ünite planlama kavramıdır. Proje
alanı içerisinde rasyonel uygulama süreçlerini gündeme getirecek hem
şekil olarak ve hem de bir bütünün parçası olarak işlev görecek esnek
bir planlama yaklaşımı olarak geliştirilen ünite planlama kavramı
projenin temel unsurunu oluşturmaktadır.
Klasik parselasyon sisteminin dışında örgütlenme biçimini yansıtıcı bir
öge olan konut adaları yaklaşımı planlamada esas alınmıştır. Bunun
ardında yatan temel mantık, kullanıcı kitlelerin kendi örgütlenme
modelleri çerçevesinde yaşam çevrelerine ilişkin temel kararlarda daha
belirleyici bir konuma sahip olmalarıdır. Bu alanda sadece servis
girişleri ve yapılaşma koşulları emsal olarak belirlenmiş adalarda,
konut dışı kullanımların konut sahibi olacakların istemleri
doğrultusunda düzenlenmesine açık bir sistem kullanılmıştır. Bu yaklaşım
Önce Yerleşiminde yeni özgün örneklerin üretilmesini kolaylaştırmıştır.
Proje alanı içinde, üç türlü yoğunluk ve yapılaşma dokusu önerilmiş, bu
belirlemeyi yaparken konut isteyenlerin yaklaşık üçte biri ile yapılan
anketlerin sonuçları temel alınmıştır. Adaların içinde emsali aşmayan
farklı yüksekliklere izin verilmesi, mimarlara yerleşim ve konut
projelerini yaparken güneşi rüzgarı ve manzarayı dikkate almalarını
sosyal donatılar, yeşil alanlar, parklar bahçeler ve oyun bahçeleri
yapmalarını kolaylaştırmıştır.
Yeni Manisa’da ağaçları, anıtları, sosyal donatıları ve konutları ile
birlikte yeni bir kent kurmak, sağlıklı kentleşme ve kentlileşme için
etkinlikler düzenlemek, birlikte iş görme alışkanlığını, güçlendirip
yaygınlaştırmak Yeni Manisa Projesi’nin önde gelen temel amaçlarından
birisi olmuştur.
Yeni Manisa Projesi ile karşılıklı sevgi, saygı ve iyi komşuluk
ilişkileri, çevreye uyum, doğa sevgisi, barış, kardeşlik, dayanışma gibi
evrensel değerlerin korunup güçlendirilmesi ve yepyeni umutların
filizlendirileceği yeni bir yerleşim, sağlıklı kentleşme ve kentlileşme
olarak özetleyebileceğimiz yeni bir yaşam biçimi amaçlanıyor.
Yeni Manisa Projesi ile Manisa’nın batısında, sağlıklı kentleşme ve
kentlileşme adına batıya yeni bir kapı aralanıyor.
Yeni Manisa, üç tarafı gecekondularca kuşatılan Manisa’nın sağlıklı
kentleşme ve kentlileşme yolunda batıya açılan uygarlığa geçiş
kapısıdır.
KÜLTÜR MERKEZİ SIĞINAK
Yasal zorunluluk nedeniyle üretilen, yapı
kullanım izini alındıktan sonra ya hiç kullanılmayan yada kömürlüğe
dönüştürülen sığınaklar izbe karanlık küf ve rutubet kokan ve kullanımı
mümkün olmayacak mekanlara dönüşmektedir. Bunu dikkate alarak, Öncü
yerleşimindeki sığınağın kültür merkezi olarak kullanılması
amaçlanmıştır.
Yeni Manisa Öncü Sitesinde, yapmak zorunda olduğumuz
sığınak, barışta sosyal amaçlı olarak kullanılabilecek şekilde
planlanmış ve öyle üretilmiştir. Öncü Sığınağında, bir Sinema Salonu,
bir Tiyatro Salonu ve bir Sağlıklı Yaşam Merkezi bulunmaktadır. Kaba
inşaatı bitirilen sığınağın sosyal amaçlı olarak kullanılabilecek
şekilde tamamlanması için, yardım arayışlarımız, kaynak yaratma
çalışmalarımız sürmektedir. Ancak sığınak kaba inşaat durumunda bile
sosyal amaçlı olarak kullanılıyor. Sığınakta toplantılar yapılabiliyor,
konserler düzenlenebiliyor.
YERELLEŞME
Küreselleşme ve yerelleşme eş
zamanlı olarak tartışılıyor. Türkiye uluslararası ilişkileri geliştirme
uluslararası kurumlara katılma çalışmalarını sürdürürken, yerelleşmeyi
de tartışıyor. İnsanlar seçimden seçime oy kullanmakla
yetinemeyeceklerini dile getirmeye başladılar. Temsili demokrasinin
sıkıntılarını yerel düzeyde gidermenin yollarını arıyorlar. Katılmak,
etkilemek yönlendirmek, etkin biçimde karar süreçlerinin içinde olmak
istiyorlar. Kent Meclislerinin etkinleştirilmesi isteniyor. Ülkede
giderek yaygınlaşıp etkinleşen Sivil Toplum Örgütleri yönetimin içinde
olmanın, yönetimleri denetlemenin yollarını arıyorlar. Bu nedenle Yeni
Manisa’da sosyal donatılara ağırlık verilmiş ve üretimleri kooperatifler
tarafından gerçekleştirilmiştir. Öncü yerleşiminde Site Meclis Salonu
olarak da kullanmakta olduğumuz çok amaçlı salonun üretimi konutlardan
önce gerçekleştirilmiştir.
Konutların anahtarlarının tesliminden sonra
Site Yönetimine geçilerek, yerel düzeyde sürekli katılımın işbirliği ve
dayanışmanın somut örnekleri sergileniyor. Bu amaçla, üyelerin tümünü
alabilecek şekilde, çok amaçlı kullanıma uygun Site Meclis Salonu’nun
önceden yaptırılmış olmasının doğruluğu sürekli olarak dile getirilmeye
başlandı.
Tartışarak karar üreterek, ürettiğimiz kararlara tartışmasız
uyarak, birlikte yaşamın yararlarını öne çıkarmaya çalışıyoruz. Oysa
günümüzde birlikte olmanın kavga ve kırgınlık getireceği ön yargısı var.
Genellikle de böyle oluyor, apartman ve site yönetim toplantıları
genellikle kavgayla sonuçlanıyor. Oysa ilkeler önceden belirlendiğinde
kurallar birlikte konulduğunda, toplantılar verimli hale
getirilebiliyor. Düşünce atölyeleri durumuna dönüştürülebiliyor. Öncü
yerleşiminde bunu başardığımızı düşünüyorum.
Öncü Site Okulu çalışması,
kaynaşmamızı kolaylaştıran, bilgilenmemizi sağlayan, karar üretmeyi
öğrendiğimiz bir çalışma oldu. Site Okuluna öğretmen olarak, vali ve
belediye başkanının da katılması, hem ilgiyi hem de beklenenin
sağlanmasını kolaylaştırdı.
KENTLEŞME - KENTLİLEŞME
Türkiye’de yaşanan,
kentleşme süreci içinde bir yandan kentlerin ölçeği, diğer yandan
kentlerin biçimini belirleyen süreçler değişmektedir. Gelişmeler yeni
arayışları zorunlu kılmaktadır. Merkezi denetimin azaltılması, yerel
temsil ve katılımın özendirilmesi gibi önlemler tartışılmaktadır. Hızlı
kentleşmenin getirdiği sorunlara Merkezi Yönetimin çözüm arayışları
sonuçsuz kalırken, yerel yönetimlerin etkinleştirilmesi tartışmaları
yoğunlaşmaktadır.
Türkiye’de 1950’li yıllarda başlayan kentlere göç
Yerel Yönetimleri ve Devleti hazırlıksız yakalamış, kentlerin çevresi
gecekondu mahalleleri ile kuşatılmıştır. Kentsel nüfus hızla artmış,
ancak sağlıklı düzenli kentleşme sağlanamamıştır. Bu Manisa’da da böyle
olmuştur. Kentler ayakları bedenini taşımayan kalbi tekleyen, kan
damarları sürekli tıkanan şişman hasta insanlara dönüşmüştür.
Bu arada
yoğun yapılaşma ve betonlaşma nedeniyle kentlerin tarihi kimlikleri,
doğal zenginlikleri de yok olup gitmektedir.
ESKİ TARİHİ KENTİ KORUMANIN
TEK YOLUNUN YENİ KENTİ KURMAK OLDUĞUNU SÖYELEDİK VE YENİ MANİSA
PROJESİNİ ÖNERDİK
Altını çizerek belirtmek gerekir ki, eski tarihi kenti
korumanın bir tek yolu vardır, o da, yeni kenti kurmaktır. Yeni kenti
kurmadan eski kenti koruyamazsınız. Eski kentin yaşanabilirliğinin,
sürdürülebilirliğinin tek koşulu yeni kenti kurmaktır. Yeni yerleşim iki
şekilde kuruluyor; ya Manisa’da da olduğu gibi gecekondulardan oluşan
Turgut Özal, Adnan Menderes mahalleleriyle düzensiz, sağlıksız
gecekondulaşma şeklinde, ya da Yeni Manisa’da olduğu gibi, çağdaş
biçimde. Yeni Manisa Projesi gibi çağdaş girişimler desteklenmediğinde,
çağdışı yerleşmeler gündeme geliyor. Siyahla beyaz, geceyle gündüz,
ilkellikle çağdaşlık, iyilikle kötülük arasındaki farklar ne denli
açıksa, tercihimizde o denli açık olmalıdır. Gecekondulaşma mı? Düzenli
kentleşme mi? sorusuna elbet ki, herkes “düzenli kentleşme” diyor.
Ancak, düzenli kentleşme için gerekli planlama, kentsel arsa üretimi
yapılmıyor. Örgütlenme özendirilmiyor. Bunlar yapılmayınca da
gecekondulaşma çığ gibi büyüyor.
Kente göç edenler, kentlerde yaşamaya
başlamışlar ancak kentli olamamışlardır. Bugün, kentlerde oturanların
yarısına yakını kentlerin çevresinde her türlü fiziki ve sosyal, kentsel
altyapıdan yoksun olarak sağlıksız konutlarda oturmaktadırlar. Sağlıklı
kentleşme sağlanamayınca, kentlileşme yolunda da başarı
sağlanamamaktadır. Kentimizde sağlıksız kentleşmenin gecekondulaşmanın
güncel örnekleri olarak, Manisa Çöplüğünün kıyısına kurulan Turgut Özal
ve Adnan Menderes mahalleleri gösterilebilir. Sağlıksız yerleşmelerde
kentleşme ve kentlileşmenin sorunlarının yuvarlanan kartopu gibi giderek
büyüyüp ağırlaşacağı, yerel yönetimlerin sorunlara çözüm getirmede
güçlük çekeceği tartışmasız bir gerçektir. Bu çarpık yapılaşmaya
göçlerin neden olduğunu söyleyerek işin içinden çıkamaz, sorumluluktan
kurtulamayız. Acaba, kentin gelişme yönünde yeterli miktarda kentsel
arsa üretilseydi, gerekli diğer önlemler alınsaydı, örgütlenme
özendirilip kolaylaştırılsaydı, konut edinmek isteyenlere güvenceler
verilseydi, gecekondulaşmanın bu boyutlara ulaşması önlenemez miydi diye
düşünmeliyiz. Planlama yapılaşmanın önüne geçirilebilseydi, sorumlu
aramakla zaman öldürmek yerine, sağlıklı kentleşme adına işbirliği
yapmaktan başka bir yolun olmadığını görmekte daha fazla gecikilmeseydi
durum daha farklı olabilirdi. Yeni Manisa Öncü Yerleşiminde, yaşılan
sorunlardan gerekli dersler çıkarılarak, tüm çalışmalar gözden
geçirilerek, neyin yapılmaması gerektiği saptanmış ve Yeni bir model
geliştirilmeye çalışılmıştır. Yapamadıklarımız için mazeret üretme
yerine, tüm gücümüzü ortaya koyarak, marifet gösterilmeye çalışılmıştır.
SİVİL TOPLUM
Yerel yönetim ve sivil toplum çağımızın anahtar
kavramlarının önde gelenleridir. Yerel yönetim çok daha eski bir tarih
ve geleneğe sahip olduğu halde, sivil toplum ancak tartışma gündemimize
yeni aldığımız bir kavram. Henüz yeterince anlaşılabilmiş bir kavram da
olmamasına karşın son yıllarda öncelik ve önem kazanmıştır. 1996 yılında
İstanbul’da yapılan Habitat II Kent zirvesinde Sivil Toplum Örgütleri
öne çıkarıldı. Kısaca, sivil toplum, “yönetim” dışındaki tüm kuruluşları
içeren, devletçe düzenlenmeyen toplumsal ilişkiler alanı olarak
görülebilir.
Baskıcı ve otoriter düzenlerin temel göstergelerinden
birinin sivil toplumun varlığından duyulan aşarı rahatsızlık, onu
yeşertmeme ya da yok etme çabaları olduğunu söyleyen birçok düşünüre
göre, belirli bir gelişmişlik düzeyine ulaşmış bir sivil toplum yapısı
olmadan demokrasiden söz etmek güçtür. Sivil toplumun gelişmesi, özgür
birey, örgütlü toplumun gelişmesiyle birlikte olacak, sivil toplum
geliştikçe de demokrasimiz gelişip derinleşecektir. Bunun kentlileşme,
kentli yurttaş olma ile eş anlamlı olduğunu düşünerek, kentlileşmeyi
kentleşme çalışmamızın hemen yanına koyduk. Tuğlaları döşeyerek
binalarımızı yükseltirken, sürekli olarak etkinlikler düzenleyip,
tanışıklıkları çoğaltmaya çalıştı. Barış Alanı çalışmamızı duyurmak
için, daha konutlarımız yapılmadan Barış Alanında on binlerce kişinin
katıldığı Barış Manço konseri düzenledik.
KENT KOOPERATİFÇİLİĞİ
Kooperatifler gönüllü sivil toplum kuruluşları olarak, dar ve orta gelir
grubundan olan ortaklarının sınırlı katkılarıyla konut ihtiyacının
karşılanması için çalışma yapmaktadırlar. Ancak, tek başına konut,
sağlıklı bir yaşam için yeterli olamamaktadır. Konutun çevresi, konutun
bulunduğu alanın fiziki ve sosyal altyapısı, konutlarda otaracak
olanların gelir ve kültür düzeyleri de büyük önem taşımaktadır. Habitat II Kent zirvesinde, konutun insan hakkı olduğu belirlenirken,
yaşanabilir ve sürdürülebilir yerleşmeler kavramları öne çıkarıldı.
Yaşanabilirliğin ve sürdürülebilirliğin sağlanması çalışma alanının
sadece konutla sınırlandırılmasıyla mümkün olamaz. Bu düşüncelerle konut
kooperatiflerinin ilgi alanlarını sadece konut üretimi ile
sınırlandırmaması, konutun dışına, çevresine kentin tümüne taşırması
kent kooperatifçiliğini bir gereklilik olarak ortaya çıkarmıştır. Bu
nedenle Öncü Yerleşiminde kent kooperatifçiliğini yaşama geçirmek için
çalıştık.
Yaşanabilir ve sürdürülebilir bir yerleşim yerinin
kurulmasında kent kooperatifçiliği ile başarılı olunabileceği
düşünülmüştür. Böylece kentli bağlılığı güçlenecek, sorunlar daha kolay
çözümlenebilecektir. Örgütlenerek sorun çözme, kişileri daha büyük
sorunları birlikte çözmek için işbirliğine ve dayanışmaya yöneltecek,
toplumsal barış ve dayanışma güçlenecektir. Manisa Birlik böyle bir
anlayışın ve bu anlayışa uyan bir dayanışmanın sonucunda ortaya
çıkmıştır. Böyle bir anlayış nedeniyle varlığını sürdürme kararlılığı
içindedir. Geleceğinin güvencesi de bu yardımlaşma, dayanışma anlayışı,
yaşanabilir ve sürdürülebilir bir yerleşme kurma konusundaki
kararlılığıdır.
Kent Kooperatifleri ile çalışma alanları sadece konut
üretimiyle sınırlandırılmamakta, yeni bir kentin üretimi
amaçlanmaktadır. Ancak çoğunluğu orta gelir grubundan olan kooperatif
ortakları konutun üretimi için gerekli parayı öderlerken, üretilen yeni
kentin fiziki ve sosyal altyapısı için de ödeme yapmak zorunda
kaldıklarından konutların üretimi gecikebilmektedir.
Çalışma alanını
konut üretimiyle sınırlandırmayan kent kooperatifleri, çalışma süresini
de konut teslimiyle sınırlandırmamaktadırlar. Konut edinerek
kooperatifçiliğin yararını somut biçimde gören kooperatif ortakları,
kooperatifçilikten kent yaşamının diğer alanlarında da yararlanmak için,
birlikteliği site yönetimleri ile sürdürmektedirler.
Yeni Manisa
Projesi, “ben Manisalıyım, ben Manisa’yı Manisalıları seviyorum,
sağlıklı kentleşme istiyorum, Manisa’nın sağlıklı biçimde büyümesini
istiyorum, toplumsal barışın güçlenmesinden yanayım” diyenlerin
desteklediği bir proje durumuna getirilmiştir.
Yeni Manisa Projesi’nin
uygulanmakta olduğu alanda yaklaşık 1500 konutun inşaatı tamamlanmıştır.
İnşaatı tamamlanan konutlara kooperatif ortakları taşınmaktadırlar.
Manisa’da konut ihtiyacı büyük bir hızla büyümektedir. Yeterli düzeyde
konut üretilemediğinden, kentin çevresi gecekondu mahalleleri tarafından
kuşatılmaktadır.
Özellikle kentsel arsa üretiminde toplumsal yarar önde
tutularak sürdürülmeli, haksız rantların oluşumu önlenerek kentin
geleceği güvence altına alınmalıdır.
Manisa’da, Küreselleşme,
Yerelleşme, Yerel Demokrasi, Katılım, Sivil Toplum Örgütü, Proje
Demokrasisi gibi kavramlar, Yeni Manisa Projesi ile tartışılmaya
başlanmıştır. Bu tartışmalara kent yaşamını ve demokrasiyi yakından
ilgilendiren yeni konu başlıkları eklenmeye ve başlatılan tartışmaları
sürdürmeye kararlıyız.
Yeni Manisa Projesi sadece Manisa için değil,
sadece Ege Bölgesi için değil, kentlerimizin tümü için örnek olabilecek
bir uygulamadır.
Örgütlenme biçimi, kentsel planlama anlayışı, arsa
üretim modeli, konut kooperatifçiliği anlayışına eklediği kent
kooperatifçiliği yorumu nedeniyle ilgi çeken bir örnek uygulama
durumundadır.
Manisa Birlik yaptıklarıyla, yurttaşlardaki, önemli
sorunları yardımlaşarak örgütlenerek çözebilecekleri duygusunu
güçlendirmiştir. İnsanlarımızı örgütlenmeye özendirmektedir.
İnsanlarımızın örgütlenerek iş kotarma isteği törpülenmemeli, örgütlenen
insanlar yıldırılmamalı aksine özendirilmelidir. Bu yapıldığında,
toplumsal barış ve dayanışma güçlenir. Bu yapıldığında, birlikte iş
kotarma alışkanlığı gelenekselleşir. Yeni Manisa Projesi’nin bir önemli
yararı da, insanlarda örgütüne iyi gününde olduğu gibi zor gününde de
sahip çıkma bilincini güçlendirmesidir.
Tüm engellemelere ve çekilen
sıkıntılara karşın, Manisa Birlik kooperatifleri ve bu kooperatiflerin
üyeleri örgüt içinde kalma kararlılığından ödün vermemişlerdir.
Örgütlerine sahip çıkmışlardır ve çıkmaktadırlar.
Şimdi Yeni Manisa
örgütlüğü içinde yer alanlar, Birlik ve kooperatif yöneticileri,
kooperatif üyeleri yeni bir kent kurmanın coşkusunu çekilen sıkıntıların
üstünde tutuyorlar.
Hava kirliğinden, otopark ve yeşil alan
sıkıntısından, kentin yoğunluğundan gürültüsünden stresinden uzakta,
güzel çağdaş bir kent kurmanın coşkusunu yaşıyorlar.
“Eski köye yeni
adet” diye, eski yapılara yenilikleri monte etmek, eskinin koşulları
içinde yenileşebilmenin güçlüğünü anlatan bir özdeyişimiz vardır. Çevre
ve insanın etkileşim içinde olduğu, insanın çevreyi, çevrenin de insanı
belirlediği biliniyor. Yeni adetler, yeni yöntem ve uygulamalar için
yeni bir çevreye gereksinim var. Yeni bir anlayış ancak yeni bir mekanda
gelişip güçlenebilecektir. Kentlileşme, köyleştirilen gecekondularla
kuşatılan kentlerde değil, yeni çağdaş yerleşmelerde sağlanacaktır. Yeni
kentlerin kurulup işletilmesinde de kent kooperatiflerine büyük görevler
düşecektir. Kent yaşamının düzenlenmesinde, yeni bir kültürün oluşumunda
kent kooperatiflerinin büyük katkısı olacaktır.
Yenileşmeyi,
küreselleşmeyi, küreselleşirken yerelleşmeyi, barışın güçlenmesini bunun
için de ulusal ve uluslararası dayanışmayı geliştirip güçlendirecek bir
anlayışı ancak yeni yapılanmalarla yeni kentlerde filizlendirip
geliştirmek mümkün olabilecektir.
Türkiye kentleşerek gelişecek,
kentlileşerek demokrasisini güçlendirecektir.
Kentleşmeye ve
kentlileşmeye kooperatiflerin katkısı giderek daha da artacaktır.
Kooperatiflerle yeni yerleşmeler daha kolay kurulacak, kooperatiflerle
insanlar karar süreçlerinin içinde etkin biçimde yer alarak,
kentlileşmeyi hızlandırıp demokrasiyi güçlendireceklerdir.
Kooperatifler
konut üretmenin, kent kurmanın, kentlileşmenin, Eğitimin ve ulusal
barışın güçlendirmenin etkin araçları olabileceği yeni Manisa Öncü
Yerleşimi ile gösterilmiştir.
Üretime başlarken saptanılan ağaçlar,
anıtlar, sosyal donatılar ve konutlar sıralamasından hiç ödün
verilmemiş, ağaçlar konutların temelleri atılırken dikilmiş ve anıtlar
insanlar siteye taşınmadan yapılmıştır.
Tüm kentlerin su kıyısında
kurulduğu dikkate alınarak,Yeni Manisa Öncü yerleşiminde su öne
çıkarılmış. Manisa Tarzanı anıtı destisinden sürekli su dökülür biçimde
yapılmış, site içinde dere görünümlü kanallardan sürekli su akması temin
edilmiştir. Sitenin tümünü dolaşan doğal su arklarını yaparken, tek
kuşkumuz sürdürülebilirliği sağlama konusunda olmuştu. Ancak gördük ki,
isteyince oluyor. Yıllardır Öncü yerleşiminde su site içinde dolaşıyor
ve bu suda yüz binlerce balık çoğalarak yaşamını sürdürüyor. Site içinde
serbest dolaşan ördek, kaz, tavşan ve özellikle tavus kuşlarının da uyum
sağladıklarını serbest olmalarına karşın siteden ayrılmadıklarını
görüyoruz. Tavus kuşları siz çınar altında çayınızı yudumlarken
yanınızdan geçip gidiyor. Hatta uzattığınız çekirdeği elinizden alıyor.
Park ve bahçemizden, sosyal tesisimizden salt site kat malikleri
yararlanmıyor. Tüm Manisa yararlanıyor.
Çalışmalarımızda halkımızın,
yardımlaşmaya, toplumsal barışa, önem verdiğini, birlikte çalışmaya
yatkın olduğunu gördük.
Yeni Manisa Öncü Sitesi kentleşmede öncü ve
özgün bir örnektir. Sadece Yeni Manisa Projesi kapsamındaki
kooperatifler tarafından değil, ülkenin değişik kentlerinde birçok
kooperatif tarafından örnek alınmaktadır.
Bir Kent Kooperatifinin Özgün
Öyküsü ANADOLU SENTEZİ adlı kitapta ÖNCÜ’nün öyküsü anlatılmıştır.
Katı
Atıkların Yeniden Kazanımı (KAYK) Projesi Öncü Sitesinde geliştirilmiş
ve uygulamaya konulmuş, çalışma Çöp Deyip Geçme kitabında anlatılmıştır.
Yeni Manisa Projesi ile ilgili diğer ayrıntıların web sayfamızda
olduğunu belirtir en içten saygılarımı sunarım. |