GÜNEŞ SALONU

MANİSA KİTAPLIĞI / DÜŞÜNCE ATÖLYESİ

 

 

 

Yeni Manisa’da güneşle ısıtılıp soğutulacak olan Manisa Kitaplığı ve Düşünce Atölyesi’nin yapımı tamamlandı.

Şimdi, Manisa’nın da bir güneş salonu var. Bundan böyle Manisa adı güneş salonu ile de duyulacak.

Manisa’da “Doğayla uyumlu bir yaşam ancak güneşle olur” diyenler bir araya gelip Manisa Güneş Salonu'nda toplantılar yapmak, yenilenebilir enerji kaynaklı çalışmaları başlatıp sürdürmek için Manisa Güneş Topluluğu'nu oluşturduk.

İnsan soyu olarak, gezegenimizde, insancıl, doğa ile barışık, güneş odaklı, özgün, yeni bir uygarlık kuramadığımızda sonumuzun gelmekte olduğunu görüyoruz.

Başta güneş olmak üzere, yenilenebilir enerji kaynakları odaklı yeni bir uygarlık kurmak için, yarın geç kalmış olabiliriz.

Bütün büyük başarılar, bir küçük adımla başlamıştır diyerek,  güneş  uygarlığı için çalışmayı, öncü projeler üretmeyi  hemen başlatarak, toplantılarımızı sürdürebileceğimiz,  Manisa Güneş Salonunun yapımını gerçekleştirdik.

Manisa Güneş Salonu’nu, kısaltılmış adı Manisa Birlik olan Yeni Manisa Konut Üretim Yapı Kooperatifleri Birliği'nde oluşturduğumuz GÜNEŞEVİ Tasarım Takımının hazırladığı Manisa Güneşevi (MANİSOL) Projesi'nden ve Güneşevi Tasarım Takımı  çalışmaları sırasında ortaya çıkan bilgilerden yararlanılarak, tasarlanmış ve yapımı imece yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. 

Manisa Birlik olarak, 1994 yılında Yardımcı Doç. Dr. olan, Danışma Kurulu Üyemiz  Prof. Dr. Tanay Sıtkı Uyar’ın  önerisiyle oluşturduğumuz İleri Teknoloji, Düşük Enerji Gereksinimli, Güneş Destekli Konut Tasarım Takımını,  Prof. Dr. Anna Grete HESTNES, Prof. Dr. Eralp ÖZİL, Yrd. Doç. Dr. Tanay Sıtkı UYAR, Yunus Murat GÜZTOKLUSU, Mimarlar, Dilek RENDA, Fikret OKUTUCU, Gülay Nadir DUMAN, Bengü Çiğdem ÇAKLI, Makine Mühendisi Erhan AKÇÖL,  İnşaat Mühendisleri, Elif Berna ÖZMEN, Fahrettin KAMA, Kazım CENGİZ ve Kent Kooperatifçisi Mustafa PALA’nın katılımıyla oluşturduk.

Güneşevi Tasarım Takımı olarak, çalışmaya başladığımızı aşağıdaki basın açıklaması ile duyurmuştuk.

“Kent Kooperatifçileri olarak, Yeni Manisa’da Enerji Verimli Konut Tasarımı konusunda kalıcı bir adım atıyoruz.”

“Konut tasarımında ve kent planlamasında güneşin tümüyle unutulduğunu görüyoruz. Kent plancılarımız ve mimarlarımız yeniden güneşe yönelmek zorunda. Evlerimizi, güneşten en etkin yararlanacak şekilde planlamalıyız. Ancak evleri sokak kıyılarına sıralayan planlama anlayışı buna olanak tanımıyor.”

“Fosil yakıt tüketimi azaltılmadan kirliliğin önlenmesi olası değil. Yenilenebilir enerji kaynakları önümüzdeki günlerin temel konularından birisi olacaktır. Güneşevi çalışmalarına, diğer ülkelerde çok öncelerden başlanmış olmasına karşın, ülkemizde bu konuda yeterli ve yaygın çalışma yapılamamıştır. Manisa Birlik olarak, MANİSOL’un üretilmesinden sonra Güneşevimizi araştırmacıların hizmetine sunmak istiyoruz.”

“Yeni Manisa’da üretilecek Güneşevi, konutların ısıtılması, soğutulması, havalandırılması ve aydınlatılması amacıyla enerji miktarının önemli düzeyde azaltılması için yapı kavramlarının tartışılmasını hızlandıracak ve bu tür uygulamaların yolunu açacaktır. “

Basına yaptığımız bu açıklamada, belirttiğimiz MANİSOL Projesi hazırlandı, yapımı için ruhsat alındı ancak üretimi gerçekleştirilemedi. Manisol Projesi'ni gerçekleştirememenin üzüntüsünü, yenilenebilir enerji kaynaklarını sürekli gündemimizde tutarak, konuyu sürekli olarak tartışarak gidermeye çalıştık. MANİSOL’u bugün için gerçekleştirememiştik ama, bu bizim için hiç gerçekleştiremeyeceğimiz anlamını taşımıyor.

MANİSOL Tasarım Takımı çalışmaları bizim için aynı zamanda eğitim çalışması oldu. Bu çalışmalar sırasında edindiğimiz bilgilerden ve ortaya çıkan projeden yararlanarak, Yeni Manisa Barış Alanı'nda güneşle ısıtılıp, soğutulabilecek bir salonun yapımını gerçekleştirdik.  Manisa Kitaplığı ve Düşünce Atölyesi olarak kullandığımız salon güneşle ısıtılıp soğutuluyor…

Bir gün, gelecek Manisa Güneşevi'ni de (MANİSOL) üreteceğiz.

Güneş odaklı çalışmalarımız sürecek. Güneş uygarlığı için çalışmak, çevre bilincini geliştirecek etkinlikler düzenlemek, etkinliklere katılmak, insan olmanın gereğidir.

Manisa’da, yenilenebilir enerji odaklı çalışmalarımızı Yeni Manisa Öncü Sitesi'ndeki güneşle ısıtılıp soğutulan Manisa Kitaplığı ve Düşünce Atölyesi'nde sürdürüyoruz.  

Kendinden ötesini de düşünenlerin çalışmalarımıza katılmalarını bekliyoruz. Biz de yarışma yok dayanışma var. Biz de ne seçen var ne seçilen, ne yöneten var ne de yönetilen. Bizde başkan yok. Biz tartışarak karar üretmeyi, ürettiğimiz kararlara tartışmasız uymayı ilke edinen eşitlerin birlikteliğiyiz. 

Bir masa çevresinde, birbirimizi görecek şekilde, hepimiz aynı düzlemde toplanıp öyle çalışıyoruz. Nutuk çekmiyoruz. Çok konuşmuyoruz. Hızlı turlarla ortak akıl ve etkin katılımla çalışıyoruz. Her düşünceyi saygıyla karşılıyoruz. Ortak aklı hedefliyoruz. Başkanımız yok ama bize hizmet eden gönüllü bir kolaylaştırıcımız hep oluyor.

Manisa Güneş Topluluğu öncüleri olarak başlattığımız çalışma, dünyada, giderek yaygınlaşan çevre kirlenmesine ve doğal değerlerin yitirilmesine karşı geliştirilmiş, doğal, insancıl, yeni bir uygarlık arayışına yönelik yeni bir çağrı, yeni bir çığlıktır. Bu çağrının, bu çığlığın gezegenimizde duyulması için gelin sesimizi birlikte yükseltelim.

Adına uygarlık dediğimiz denetimsiz sanayileşme, gezegenimizdeki yaşamı tehlikeli bir şekilde etkiliyor. Bu uygarlık içindeki hemen her şey, çevreyi kirletmekte, doğadaki değerleri bir bir yok etmektedir. Yaşadıklarımızın tümü, iklim dengelerinin bozulması, ozon tabakasının delinmesi, biyo çeşitliliğin azalması, yağmur ormanlarının yok oluşu, denetimsiz sanayileşmenin ülkeler arasındaki yarışmanın bir sonucudur ve kesin olarak değiştirilmelidir. Ülkeler ve insanlar arasındaki yarışma dayanışmaya dönüştürülmelidir. Manisa’da Gediz Nehri'nin kirlenmesine, gözümüzün önünde can çekişip ölmesine seyirci kaldığımız gibi, Sipil Dağı'nın eteğindeki, havamızı, toprağımızı kirleten ve suyumuzu kirletecek olan vahşi çöplüğe ve ilkel çöp toplama biçimine karşı ilgisiz ve sessiz olamayız, seyirci kalamayız. “Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan emanet aldık” Emanete hıyanet etmeden, çocuklarımızdan emanet aldığımız gezegenimizi koruyalım. Gezegenimizi korumak kendimizi korumaktır. Geleceğimizi  korumaktır. Bu nedenlerle acilen yeni bir arayış gerekiyor.  

Yeni bir arayış: Yeni uygarlık. Güneş odaklı bir uygarlık. Güneş Uygarlığı…

Dünyamızı ve yaşantımızı tehdit eden bu uygarlık biçiminden vazgeçilmesi ve yerine, insancıl, çevreyi kirletmeyen ve yaşam dengelerini bozmayan yeni bir uygarlık anlayışının geliştirilmesi ve uygulanması zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle, bugüne kadar olduğu gibi, sonuç alınması olanaksız ayrıntılarla uğraşarak vakit kaybetmek yerine, doğrudan yeni bir uygarlık hareketini başlatmak ve çalışmak gerekiyor. Kimileri bunu umutsuz ve yararsız bir çıkış olarak görebilirler. Ancak, çıplak bir adam olan Manisa Tarzan’ı tek başına bir mücadele başlatıp sürdürebilmişse, simdi adı ve anısı yaşıyorsa,  biz daha çok insan olarak bunu birlikte niye başaramayalım ki. Kesinlikle başarabiliriz. Başarmalıyız. Bunu, sadece yaşadığımız kent ve bölge için değil, gezegenimizin geleceği, bunu insan soyunun geleceği için yapmalıyız.

Bugün ortaya çıkan yaşam bunalımının arkasında, üretim biçimlerinden, teknolojiye, yaşam alışkanlıklarından yaşam çevrelerine, kentleşmeye kadar birçok toplumsal etkinlik vardır. Ancak çevre kirlenmesinin asıl nedeni kullanılan enerji türleridir. Bu nedenle ekolojik krize gerçekçi bir çözüm bulunmak isteniyorsa, güneş odaklı yeni enerji sistemine geçmek zorunluluğu vardır. Yaşamın da enerjisi olan güneşten yararlanmak bugün artık çok kolaylaşmıştır. Bizim yapmamız gereken tek şey, konuyu ciddiye almak ve Güneş odaklı yeni sistemleri uygulamak için planlı olarak harekete geçmektir. Bu düşünceyle gerçekleştirdiğimiz Yeni Manisa Güneşevi bizim için bir ilk, ama son olmayacaktır. Güneş odaklı yeni projeleri, güneş salonumuzda gerçekleştireceğiz.  

Bizim düşündüklerimizi düşünen insanların var olduğunu biliyoruz. Eksik olan güneş odaklı uygarlığı düşünenlerin birlikteliğidir. Önce kentlerde, sonra bölgede, daha sonra da bir güneş ülkesi olan Anadolu’nun tümünde örgütlenmeliyiz. Yeni teknolojilere ilgi duyan yetenekli girişimcilerden birisi çıkıp bu konuda bir grup oluştursa, internette bir sayfa açsa, iletişim kurabilsek, düşüncelerimizi paylaşabilsek ne güzel olur değil mi?

Güneş, yaşamın tek ve vazgeçilemez enerjisidir. Yaşamı oluşturan tüm temel etkinliklerinin arkasında güneşin olağanüstü gücü vardır. Bu nedenle, yaşamın varoluşsal değerlerine uygun yaşam biçimine geçebilmek için, Güneş'ten başka bir seçenek de yoktur. Başka bir deyişle doğaya uyumlu bir uygarlık biçimi de, ancak ve ancak güneş odaklı bir sistemin kurulması sayesinde olanaklıdır. Güneş odaklı bir sistem doğal değerle donatılacağından, uygarlık doğal bir karakter kazanacaktır. Bu nedenle Güneş uygarlığına geçmek, koşullar iyi değerlendirilirse, bir anlamda yapaylıktan arınmış tamamen doğal yeni bir toplumsal yaşam biçimi ortaya çıkarır. Atıksız, alabildiğine doğal yeni yaşam biçimi de dünyadaki kirlenmeyi durduracak en etkili yöntemdir. Gezegenimizi cehenneme dönüştürmek de, cennet yapmak da insan soyunun elinde. Ne olur, gezegenimizin cehenneme dönüşmesini önleyelim.

“Güneş, yaşamın enerjisi olduğundan bütün yaşam değerlerinin arkasında güneşin doğrudan etkileri vardır. İnsanın temel ruhsal ve bedensel değerleri de, güneşle ilgili olarak gelişmiştir. Yaşamın doğal değerlerine yeniden dönebilmek için içimizdeki güneşi yeniden keşfetmeliyiz ve bu yolla doğal yaşam değerlerine uygun bir yaşam felsefesi edinmeliyiz.”

Anadolu bir güneş ülkesidir. Ege Bölgesi ve yaşadığımız kent  Manisa güneşin kucağındadır. Ancak güneşten yeterince yararlanmayarak, adeta varlık içinde yokluğu yaşamakta, bu anlamda Tantalos İşkencesi çekmekteyiz..

Konumu ve sahip olduğu kültürel değerlerle Anadolu, güneş enerjisinden yararlanmak için hemen tüm özelliklere sahiptir. Bu uygun koşullar, Anadolu'ya, yeni bir uygarlık, özellikle güneş uygarlığını geliştirmek için sayısız olanaklar sunuyor. Biz bu olanakları iyi değerlendirebilirsek, dünyada yeni bir uygarlığın gelişmesine katkı yapabilir öncülük edebiliriz. Uygarlığın güneşi Anadolu'dan yükselip  tüm dünyayı ısıtıp, ışıtabilir.  Bunun için çevreye duyarlı yurttaşlarımızı ve bilim adamlarımızı eyleme geçmeye Güneş Toplulukları kurmaya çağırıyoruz.

Tehlikeye giren tüm yaşam değerlerinin kurtulması için çalışmaya yarın değil, hemen şimdi başlamalıyız. Biz Anadolu halkı olarak, gezegenimizin güneşli bahçesinde çağın getirdiği bu olumsuzluklara karşı savaşmak için elimizden geleni yapmalıyız ve binlerce yıllık uygarlık deneyimlerimizi kullanarak, bütün insanlığın beklediği yeni uygarlığın gelişmesinde, prizleri güneşe takmalıyız, Anadolu Ateşi'ni güneşle yakmalıyız.

 

 
     
     

Copyright © 2007 MANİSA BİRLİK
Her Hakkı Saklıdır.