10 Şubat 2017

EVET Mİ, HAYIR MI?


Büyük bir olasılıkla 16 Nisan 2017 tarihinde referandum var.

Anayasa değişikliği için oy kullanacağız.
EVET diyenlerde olacak, HAYIR diyenlerde.
EVET diyenlerde bu ülkenin yurttaşı HAYIR diyenlerde.
Eşlerin, kardeşlerin, çocuklarınızın, komşularınızın oyu farklı olabilir.
EVET diyenin HAYIR diyeni, HAYIR diyenin EVET diyeni suçlama düşman gibi görme ve gösterme hakkı yoktur olmamalıdır. 
Sonuç EVET te olsa HAYIR da olsa ülkemizi zor günler bekliyor.
Zor günler ayrışarak değil, birleşerek aşılır.

Bu ülkenin yurttaşları olarak biz hepimiz aynı geminin yolcularıyız.
Yakın komşularımızla ve birçok ülkeyle sorunlar yaşarken bu sorunların ancak ulusal dayanışma içinde, Çanakkale’de olduğu gibi, Kurtuluş Savaşında olduğu gibi, Kıbrıs’ta olduğu gibi aşılabileceğini bilmeliyiz. EVET diyenlerle HAYIR diyenler, aynı çatı altında iyi komşuluk ilişkileri içinde yaşam sürdürecekler. Karşılaştıklarında selamlaşacaklar. Zora düştüklerinde yardımlaşacaklar. Bunun böyle sürmesi için söylemlerimize dikkat etmeliyiz. Kırıcı değil, yapıcı olmalıyız. Haberleri izlerken liderlerin birbirlerine söylediklerini duyunca içim kararıyor. Filmlerin televizyonlarda gösterilmesi sırasında gerektiğinde 7 yaş ve üstü izleyebilir uyarısı konulduğu gibi, haberlerde de benzer uyarılar konsa diye düşündüğüm oluyor bazen. Keşke çocuklarımız haberleri izlemese diyorum…

Gönül, ulusal sorunları ulusal dayanışmayla aşalım istiyor.
Gönül, siyasi parti liderlerinin bir masa etrafında buluşmasını arzuluyor.
Gönül, Cumhurbaşkanının “Ben cumhurun başkanıyım, hepinizin başkanıyım, tüm yurttaşlarımın başkanıyım diyerek” siyasi parti liderlerini bir masa etrafında toplamasını istiyor.
Bir yurttaş olarak benim dileğim bu. Benim dileğim, germe gerilme değil, benim dileğim uzlaşma.

Referandumun sonucu EVET olsa da HAYIR olsa da ülkemizi zor günler bekliyor dedim yazımın girişinde. Sizce de öyle değil mi?  İşsizlik giderek artmıyor mu? Birçok fabrika, kurum, kuruluş sorun yaşamıyor mu? Satışlar azalmadı mı? Üretim düşmedi mi? Evet, sorunlar var. Bu sorunlar birlik ve dayanışma içinde daha kolay aşılır. 15 Temmuz sonrasında siyasi partilerin genel merkez ve il binalarına dev bayraklar ve Atatürk posterleri asılmadı mı? Her ulusal bayramda asılsa bir şey kaybetmeyiz ama çok şey kazanırız. Tasada ve sevinçte birlik olabileceğimizi anlar geleceğe daha güvenle bakarız.

Yurttaşlar olarak, ayrı siyasi partilere oy veriyor, referandumda farklı oylar kullanıyor olabiliriz. Demokrasi bu zaten bu değil mi? Demokrasinin bir tanımı da çoğunluğun dediğinin olması değil, azınlığın haklarının korunması değil midir? Bu toplum ayrı partilere oy verir ama söz konusu vatanı, söz konusu demokrasiyi ve cumhuriyeti korumak olduğunda dedelerimizin yaptığı gibi omuz omuza savaşmayı bu ülke için can vermeyi bilir. Germeyin gerilmeyin ne olur. Bu güzel coğrafyada gözü olanlar var. Sorunlarımızın ağırlaşmasına sevinenler var. Bizim yurttaşlar olarak, bir olmamız, iri olmamız, diri olmamız gerekiyor. Ayrışma yerine birleşmemiz gerekiyor… 

Yazımı bir Yunus Emre dörtlüğü ile noktalamak istiyorum.
Gelin tanış olalım / İşi kolay kılalım / Sevelim sevilelim / Dünya kimseye kalmaz.


Yukarı Çık
Bu haber : 686 kez izlenmiştir

Yorumlar



Henüz hiç yorum yapılmamıştır.
 

gerekli

gerekli - yayımlanmayacak




Bu sayfa : 628389 kez ziyaret edilmiştir.
Bu sayfa : 628299 kez ziyaret edilmiştir.
Bu sayfa : 628253 kez ziyaret edilmiştir.
Bu sayfa : 628478 kez ziyaret edilmiştir.

Bu sayfa : 636892 kez ziyaret edilmiştir.